BANA İKİ AY İZİN VE ACI BİR ÖLÜM

  • 31 Mayıs 2016
  • 1.381 kez görüntülendi.
BANA İKİ   AY  İZİN VE  ACI BİR ÖLÜM

BANA İKİ   AY  İZİN VE  ACI BİR ÖLÜM

             Evet; değerli okuyucularım, sizlerden iki ay izin istiyorum. Haziran ve temmuz aylarında bana ayrılan bu bölümde yazılarım değil; “Bir Zamanlar Dinar”ın arşivimdeki eski Dinar fotoğrafları yer alacak. Bu fotoğrafların da yazılarım kadar ilgi çekeceğini umuyorum. Dilerim, yeni bir aksilik olmazsa ağustos ayında yazılarımı sürdürmeye başlayacağım. Aslında  “çalışacağım…” demek daha doğru olur.

             Bir önceki yazımda Dinar’da Şehir Kulubü’nün açılışını anlatacağımı belirtmiştim. Önceden verilen sözlerin önüne bazen öyle olaylar geliyor ki insan eline kalem alamaz, bilgisayar tuşlarına dokunamaz oluyor. İşte, benimki de öyle… Dilerim araya kalemsiz günler girmez, sağlığım ve sağlıklar sürdüğü sürece yazılarımla aranızda olurum.

              Önceki yazımda Dinar’ın unutulmaz Zübeyde Abla’sının acılı ölümünü anlatmıştım.

              Zübeyde Abla’nın ölümüyle ilgili yazımı okuyanlardan o günlerde üzüntülü telefonlar aldım.

              Ama şimdi! Tanıdık bir acı daha:

Kadri Veziroğlu

            Ah! sevgili Kadri… Evet; şimdi  de “sen” sevgili kardeşim Kadri Veziroğlu…

        Zübeyde Abla’nın ölümünden bir ay geçmeden ikinci bir acı gelip yüreğimin ortasına oturdu…Çok değerli, çok sevgili dostum, ideal arkadaşım, kardeşim mertebesinde bir insan..  Kadri Veziroğlu’nun yaşamını yitirdiğini öğrendim. Çok değil; daha bir ay kadar önce babası değerli büyüğümüz B. Ali Veziroğlu’nun bana yazdığı mektuplarıyla ilgili kendisiyle telefon görüşmesi yapmıştık. “Abi” diyen sesi kulaklarımda duruyor; son konuşmamızda sesi eski ve bildik Kadri sesi değildi. Yorgun ve durgundu. Hasta olduğunu biliyordum, ona, “Aman! Kadri, sen bize lazımsın…” dedim. Sonra “aman”ları birkaç kez sıraladım: Aman, aman…

       “Ölüm!!!” hiç düşünmediğim şeydi o anda. O’nu o günlerde ‘amansız hastalığın’ pençesine aldığını nereden bileydim ki…

       Öylesine devingen, öylesine yurt meseleleriyle dolu, zekâsıyla, ders niteliğindeki siyasi görüşleriyle CHP’de önemli görevlerde bulunan Kadri Veziroğlu idi o.Ve O’nun saat gibi tıkır tıkır işleyen beyninin kalbine ineceğini… O saatin en verimli zamanında insafsızca duracağını nereden bileydim ki?  Ankara’ya geleceğini söylemişti.

        Kahroldum!.. Ve,

      Haberi duyar duymaz değerli eşi Mübeccel Hanım’ı aradım. Önce kızı Deniz’le konuştum, sonra Mübeccel Hanım’ın  “Evet abi, Kadri’yi kaybettik!” diye acılı sesi yüreğimi kavurdu! Eşine çocukları Deniz ve Ali’ye ve Dinar’da yaşayan Poyzan Hanım’a başsağlığı ve sabırlar dilerken fena oldum…

***

          Kadri ile arada bir telefon görüşmemiz oluyordu. Ankara’ya geldiğinde bana uğrardı. Özlediğimiz Dinar’ı konuşurduk, oradaki dostları, işleri… Dinar belediye başkanlığı yıllarında ben başkan vekiliydim, Dinar için çalışıyorduk. Son seçimde adaylığını Kocaeli’nden değil, Dinarlı büyük bir ailenin evladı olarak kendisini çocukluğundan bu yana yakından tanıyan, Afyon- Dinar’dan koymasını, babasının ruhunu şad edecek milletvekilliğiyle Meclise götüreceğini, belediye başkanlık görevinden sonra da milletvekili olarak Dinar’a hizmetlerinin devamını sağlıyacağını söyledim. Olmadı.

          Kadri’yi ilk ne zaman tanıdım. Sanırım, Karadeniz’in bir ilçesinde kaymakamlık günlerinden… Zaman zaman Dinar’a geldiğinde babası Ali Bey Amca’nın yanında görüyor, konuşuyordum. Particilik ikimizin de ruhunda bir akarsuyun çırpınışı gibi ses yapıyor, bizi kendisine çekmek, kucaklamak istiyordu. Çekti de…

***

         Kardeşi rahmetli Tanbey ile de oğlum Ali Niyazi’ye faydalı olduğu bankacılık günlerinde görüşmelerimiz oluyordu. Yanılmıyorsam, Afyon’dan evliydi ve Belediye Başkanımız Ali Bey Amca’nın isteği ile evleneceği  kızla söz kesme işi için beni Afyon’a götürmüştü. Orada “Allahın emriyle… “ sözcüklerimle Tanbey yuvasına ilk adımı attı…

***

           Kardeşi rahmetli Yıldırım’ın ise bir anısını yazmadan edemem: İstanbul’dan Dinar’a gece otobüsüyle aynı sırada seyahat ediyorduk. Oturduğumuz koltukta Yıldırım, baba oğul ilişkilerinden uzun uzun söz etti. Bir ara konumuz  babalarımızdı. Bana, biraz hüzünle, “Babamız bizi şımarmalayım diye uzaktan sever… öpmez!” demişti. Yıldırımın bu serzenişini Ali Bey Amca’ya belediyede makamında söylemiştim. Ali Bey, “Eskiler öyledir…” dedi. Doğruydu, Yıldırıma o gün benim babam da bizleri uzaktan sever, yanıtını vermiştim.

***

        Dinar’ın unutuılmaz imarcı belediye başkanı Ali Veziroğlu’nu ben ilkokul  yıllarımda amcamla arkadaşlığı günlerinden tanıyordum. Son belediye başkanlığı yıllarında ölümüne kadar onun belediye başkan yardımcısı olarak kaldım. Bütün bu yılllar içinde beni etkileyen, bana siyasetin ne olup olmadığını bir ders niteliğinde anlatan, öğreten bir öğretmen olmuştu.

           1960’lılı yıllar Dinar’da siyasetin dalgalandığı yıllar olmuştu. Ali Bey’in bana Bursa’dan gönderdiği, birkaç ay önce belediyenin resmi web sitesinde o mektuplardan bazı bölümleri yazıp yayımladığım ve birer mücevher gibi sakladığım eleştirel ve dersler dolu mektuplarının fotokopilerini alıp asıllarını o günlerde Kadri’ye gönderdim. Telefon açtı, çok çok sevindiğini söyledi. Torunları o değerli mektupları dedelerinin anısı olarak saklayacaktır.

     Sevgili Kadri’yi de sonraları hep babası Ali Bey’in dünyası içinde görmüştüm.

      Elinin değdiği her yeri ışıldatan “Bir Masal Adam” Ali Veziroğlu büyüğümüzün 1973 yılının son ayında Dinar’ı ağlatan ölümünde, belediye başkanlık görevini yaparken hastalanıp Isparta hastanesine kaldırdığımızda ve yaşamını yitirdiğinde… Yıkanırken ve temelinden mimarisine kadar Dinar’ın imar yüzünü sihirleyip, süsleyen.. anlamı “altın para değerinde Dinar’ı Dinar yapan” eserlerinden belediye binasının merdivenlerinde bu büyük insanı sonsuza uğurlarken yaptığım konuşmamı dinleyen binlerce Dinarlının gözyaşlarını anlatsam büyük  bir insanı daha çok daha çok anlarsınız…

            Yaşamlarını yitirmiş hepsi çok değerli Veziroğlulara ve son kaybımız Kadri’ye eşim ve ben Tanrı’dan rahmet diliyoruz. Çiçekler ve ışıklar içinde olsunlar…

 

BİR ZAMANLAR DİNAR FOTOĞRAFLARI

 ndrtgrcnmays16 (1)

  • Dinar, Halk Dersanesinde Türk harflerinden imtihan veren gençler: Muallim Ferit Bey eşliğinde. 16-1-1929 günlü Karagöz gazetesinden

ndrtgrcnmays16 (2)

  • Dinar Halk Partisi arsası.Arkada görülen Gürcanlar, Kitişler, Göbekli’lerin evlerinin alt bölümleri.

ndrtgrcnmays16 (3)

  • 25 şubat 1940 Halkevleri açılış yılı dönümü töreninde Dinar’ın büyükleri, (fotoğraftaki yazı)

ndrtgrcnmays16 (4)

  • 2.937 de Halkevleri açılma günündeki intiba Dinar büyükleri (fotoğraftaki yazı)

ndrtgrcnmays16 (5)

  • Yıktırılan Dinar Halkevi binası

ndrtgrcnmays16 (6)

  • (fotoğraf arkasındaki yzı: 29.10. 1948 Cumhuriyet Bayramı’nda Halkevi önünde büyüklerimiz

ndrtgrcnmays16 (7)

  • (fotoğraf arkasındaki yazı: 25 Şubat 1940 Halkevleri açılış yıldönümü günü verilen Şeriye Mahkemesi adı piyes günü salonu dolduran halkımız

ndrtgrcnmays16 (8)

  • Dinar Halkevi’nin müsamere salonundan bir görünüm (20. 2. 1938)

ndrtgrcnmays16 (9)

  • (Fotoğraf üstü yazısı: CHP salonunda 30.10. 1936 gecesi verilen müsamere)

ndrtgrcnmays16 (10)

  • (fotoğraf üstü yazı: 18.8. 1938 günü gecesi Halkevi salonunda verilen öğretmen Emine’nin düğün balosu)

ndrtgrcnmays16 (11)

  • Bir başka bir balo akşamı Halkevi salonunun içinde halk

ndrtgrcnmays16 (12)

  • Yılbaşında halkevinde bir aile toplantısı ( 31. 12. 1938)

ndrtgrcnmays16 (13)

  • Halkevi salonunda verilen bir müsamereden görüntü (Yarım Osman piyesi)

ndrtgrcnmays16 (14)

  • Yine, Halkevi salonunda yapılan bir toplantıdan

ndrtgrcnmays16 (15)

  • Fotoğrafın arkasındaki yazıdan ( Halkevi salonunda 1935 ylında verilen Halk Balosundan bir görünüm. Önde perdenin önündeki masada dedem Ali Niyazi büyükannem Naime hanım, yanlarında Dinar’ın ilk öğretmeni Zehra Gürcan.

ndrtgrcnmays16 (16)

  • (fotoğraf üstü yazısı: 24 mart 1940 Kanun Adamı piyesinde seyirciler

ndrtgrcnmays16 (17)

  • Halkevinin Adliye sarayı’na dönüştürülmesinden sonra görünüm

ndrtgrcnmays16 (18)

  • 29 ekim 1948 ylı Cumhuriyet Bayramı, yıktırılan belediye binası önünde halk

ndrtgrcnmays16 (19)

  • (fotoraf üstündeki yazıdan: 1938’de Cumhuriyet Bayramı, belediyenin önünde)

ndrtgrcnmays16 (20)

  • (fotoğraf üstü yazı: 29 10. 941 C. Bayramı, eski belediye önü halk

ndrtgrcnmays16 (21)

  • (fotoğraf üstü yazı: 29. 10. 941 Cumguriyet Bayramı halkın görüntüsü, Sağdaki bina Aloğlu Abdullah efendinin kebapçı dükkanı ve solda eski belediye

ndrtgrcnmays16 (22)

  • Bir Cumhuriyet Bayramında halk Halkevi önünde törende

ndrtgrcnmays16 (23)

  • (fotoğraf üstü yazı: 29 10. 937 Dinar, Cumhuriyet Bayramı görüntüsü

ndrtgrcnmays16 (24)

  • 1930’lu yıllarda Dinar Cumhuriyet Bayramında, Cumhuriyet meydanının havuzlu eski durumu ve halkımız

ndrtgrcnmays16 (25)

  • Üstteki küçük havuzlu fotoğraftaki Cumhuriyet meydanının18 yıl sonraki durumunda Cumhuriyet Bayramı

ndrtgrcnmays16 (26)

  • Fotoğraf arkası yazı: 30 Ağustos 1943’de törende solda fötr şapkalı şahıs eczacı Ali Yakup Atasağun, Yanında Atatürk’ün Silah arkadaşı Em. Alb. Şemşettin Şener, yanındaki subayın bitişiğinde Bayram Ali Veziroğlu, yanında kıravatlı şahıs Celal Toksöz, yanında resmi elbiseli kişinin arkasında başı görünen şahıs Nedret Gürcan’ın babası Osman Gürcan

ndrtgrcnmays16 (27)

  • 30 Ağustos bayramı, fotoğrafta en solda başı açık Ahmet Erhan, ortada şapka elinde amcam Mehmet Gürcan, sağında Cevat Emekli, fötr şapkalı Ali Keskin

ndrtgrcnmays16 (28)

  • Fotoğraf arkası eski yazı, okunamadı, Dinar Gençler Birliği takımı

ndrtgrcnmays16 (29)

  • Dinarlılar, Başmakçıda deve güreşlerinde seyirdeler

ndrtgrcnmays16 (30)

  • Bu deve güreşinde Dinar’dan, ortada Sadık Göbekli amca, yanında C. Savcısı Süleyman Sırrı Bey (ünlü cerrah Münci Kalayoğlu’nun babası) Osnan Gürcan ve Ahmet Refik efendi.

 

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Hulya Hollanda dedi ki:

    Bizim zamanimiza ait 1990 li yillarda yikilan Cumhuriyet meydaninin kare kare renkli ” polodyen mozayik ” halini animsarim ne guzeldi ordan yurumek Dinarimizin kalbi !

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.