DİNAR’DA ESKİ BAYRAMLAR

  • 23 Haziran 2017
  • 1.895 kez görüntülendi.
DİNAR’DA ESKİ BAYRAMLAR

 

 DİNAR’DA ESKİ BAYRAMLAR

Yarım asırdan fazla geriye dönüp bayramların nasıl yaşandığına baktığınızda şimdi yaşananlara göre çok farklar olduğunu görürsünüz.  Günler evvelinden başlardı bayramın sevinç ve heyecanı yerimizde duramazdık. Yeni elbiseler yeni ayakkabılar, yatağımızın başucunda sabahları zor ederdik,belkide seçebileceğimizin olmayışından bu kadar çok önemsiyorduk. Çünkü o yıllarda bayramdan, bayrama giyecek birşeyler alınabilirdi. Şimdiki gibi çocuklar ne isterse anında alınmazdı.

Bayrama haftalar kala başlardı temizlikler, halı ve  kilimler  yıkanır, evin bölümleri badana yapılır, evin tabanı tahta olanlar silinir,cilalanırdı.Tatlı olarak özellikle  baklava   yapılır, marifetli yaşlılar tarafından sigara kağıdı gibi açılan yufka özenle tepsiye   döşenerek pişmesi için fırına gönderilirdi. Maddi durumuna göre her ailede başta çocuklar olmak üzere giyecek ve ayakkabı bayramlarda alınması bir gelenekti, o yıllarda hazır elbiseler pek olmadığı için kumaş alınarak terziye takım elbise diktirilir bu da çok masraflı olduğundan maddi durumu iyi olmayanlar aynı elbiseyi yıllarca giyerler hatta eskiyen kısımlar yamanır veya (süvarilik) bir nevi pantolona yama yapılırdı. Fakat çocuklara mutlaka yeni bir giyecek alınarak sevindirilir, anne ve baba kendisine alamadığı bayramlıkları çocuklarına almak için tanıdıklarından borç bile alırlardı.

Özellikle çocukların ramazanın içinde her gün anne ve babalarına bayramın ne zaman olacağını sorduklarını, sabırsızlıkla bayram gününü beklediklerini hepimiz biliriz. Bayram onlar için yeni elbiseler,ayakkabılar,hediyeler ve  el öperek kazandıkları bol bahşişli  günler olarak bilinmektedir.   Fakir,muhtaç,dul ve yetimin zekat ve fitre ile sevindirildiği, öksüzlerin başının okşanıp  sevildiği günlerdir bayramlar. Dinar’da bayram arifesi tekke tepesinden ikindinden sonra üç defa ramazan topu ile bayramın müjdesi verilirdi. En çok iş yapan esnaf ayakkabı boyacılarıydı, yenisini alamayanlar boyacıda tek sıra olurlardı. Berberler sabahlara kadar tıraş ederler, hamamlar müşteri kaynardı. Sabah ezanı ile bütün ev halkı yatağından kalkar giyinir,abdes alır bayram namazı için çocuklarla beraber   Cami’ye gidilirdi. Bayram namazını kılanlar kara bayırdaki mezarlığa giderek ölmüşlerini ziyaret ederek duada bulunulur, Mezarlık ziyaretini müteakip Ev’e gelinir bol malzemeli bir kahvaltıdan sonra küçükler büyüklerin ellerini öpmek için Anne ve Baba başta olmak üzere yaşlı olan yakın akraba ve yakın komşuların bayram ziyareti için evlerinin kapısı çalınır, elleri öpülerek gönülleri alınır, çocuklara madeni para, şeker ve mendil verilerek sevindirilirdi.

Televizyon olmadığı için her evde koyu sohbetler dakikalarca devam ederdi. Bayramlar eskiden akrabanın bir araya geldiği, özlem giderildiği tadına doyulmaz günler demekti. Bu sohbetlerden sıkılan çocuklar eski cumhuriyet meydanı Dinar’lının deyimiyle “miskinler parkı ”çocukların bayram yeri olarak dolar taşardı. Kimler yoktu bu meydanda  bayram yerinden istasyona gidip getiren süslü arabalar, paytonlar, baloncular, kader kısmet çekenler,macuncular,mantar patlatanlar, oyuncak satanlar, çocukların ellerindeki paraları almak için yarışırlardı. Parayı bitiren bazı çocuklar yeni el öperek para alacağı kapıları çalarlardı. Çocukluktan gençliğe doğru adım atanlar ise ulu caminin batı kısmında “halk evinin arkası” tabir edilen boş alanda başta futbol ve voleybol olmak üzere çeşitli oyunlar oynarlar,  İlçe’nin tüm çocukları bu iki alanda bayram bitinceye kadar neşe ve sevinç içerisinde alanı boş bırakmazlardı.

Çocuklar, torunlar artık büyüklerin bayram ziyaretlerine gitmiyorlar..O meydanlarda bomboş ,bayram  yerlerinde çocuk görmek  artık imkansız,peki nerede bu çocuklar? İnternet kafelerde, bilgisayarların oyun tuzaklarında, tabletlerin başında veya akıllı telefonlarla günlerini geçiriyorlar. Bayram yerine   deniz kenarlarını, tatil beldelerini tercih ediyorlar.Ailesini,bayramları ve geleneklerini unutmuş bir nesil yetişiyor. Anne ve Babalar çocuklarını çok yakınlarına bile bayram ziyaretine götüremiyorlar.   Şimdi maalesef apartmanımızın yan dairesinde oturan komşularımızı bile tanımıyoruz. Birbirimize karşı saygımızı yitirdik, hoş görüşüz ve en küçük tartışmada şiddete yönelen insanlar olduk. Allah sonumuzu hayır eylesin. Dostluk ve kardeşliğin arttığı, küslerin barıştığı, saygı ve sevginin doruğa çıktığı neşeli bayramlar dileği ile hoşça kalın.

SAYGILAR.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.