DİNAR’DA ESKİ HIDIRELLEZ KUTLAMALARI

  • 04 Mayıs 2015
  • 2.796 kez görüntülendi.
DİNAR’DA ESKİ HIDIRELLEZ KUTLAMALARI

lozansariogluavatar

                                     DİNAR’DA ESKİ HIDIRELLEZ KUTLAMALARI

                                     Dinar’da  6 Mayıs hıdırellez, soğuk  kış  günlerinin    bitip sona erdiği    baharın geldiğini  müjdeler, her evin baş köşesinde birkaç odaya kurulmuş olan sobalar kaldırılır. Hıdırellez hazırlıkları bir hafta öncesinden başlar.Hıdırellezin  olmazsa olmazlarından “PEYNİRLİ PİDE” Mutlaka her evde yapılacaktır. Bunun için luzumlu olan taze peynir 6.mayıs tarihinden  bir önceki   Salı günü kurulan pazardan  alınarak  o gün kullanılmak üzere saklanır.  Çünkü   Dinar’da   peynirli   pidesiz   hıdırellez  düşünülemez.

                            Hıdırellez  her İl ve İlçelerde kutlanmaktadır ancak,Dinar’da  bu güne ayrı bir önem verilirdi eski yıllarda,  başta Isparta olmak üzere yakın komşu Vilayet ve kazalardan çok sayıda insan Dinar’a  gelirler.Gelenlerin çoğunluğunu Dinar’da bulunan akrabalarının evine misafir olarak gelenler oluştururdu.Isparta’dan gelenler hepsinden fazla olurdu, nedenide  Isparta’dan gelin  almış  evlenmiş erkek sayısı Dinar’da   çok fazla olduğu için  akraba olanlar  hıdırelleze  misafir  olarak  gelirler Dinar’dakilerde  Isparta’nın “kiraz bayramına”  Isparta’ya giderlerdi.Varlıklı aileler bu güne mahsus kuzu veya  keçi (çepiç) keserler  büyük ateş yakarak  cevirme yapanlar olduğu   gibi  kavurma,ızgara ,göveç veya saç kebabı  yapanlarda olurdu.Taze asma yapraklarından  yalancı sarma, etli dolmalar  hıdırellez günü yenilmek üzerebir kaç gün evvelden hazırlanır.

                                     Hıdırellez günü çoçuklar hariç herkes güneş doğmadan kalkar ve  dilek dilemek için menderes  nehrinin kenarlarında toplanırlar. kimileri dileklerini dua ederek ,kimileri  ev , araba,işyeri   maketleri  yaparak,kimileride kağıtlara yazarak   suya atanları, ağaçların altına gömenleri burada  izlerdik. Genç kızlar ise hayırlı nasiplerinin cıkması için dua ve  dilekte  bulunmak üzere Annesi  veya yakın bir tanıdığı ile mutlaka bu gelenekleri yerine  getirmek üzere gelirler, Erkekler  dilek dileme   merasimlerine pek itibar etmezlerdi.

                                 Dinar’da hıdırellez denince ilk akla gelen peynirli pidedir. Bu pide  her evde fakiri  zengini mutlaka yapardı , pidenin  yapılmadığı ev hemen hemen yoktur.Peynirli pide taze inek ,keçi ve  koyun peynirinden yapılır.Bir hafta evvelinden  peynir fiatları iki misline çıkar ,zamlıda olsa peyniri ve üzerine sürülmek için  terayagını almayan  aile kalmazdı.Hıdırellez günü sabah   namazından sonra furunların önü ana baba günü olur,münakaşalar,kavgaya varan  çekişmeler yaşanırdı.O zamanlarda yaklaşık olarak on kadar kara furun tabir ettiğimiz odunla ısınan furunlar vardı, evden ufalanmış olan taze peynirin içine isteyen maydanoz,taze soğan ile paçal eder bir tepsiye koyarak  tere yagı veya sade yağ ile birlikte furuna getirilir sırası gelen pidesini yaptırıp hemen orada sıcak sıcak yağını sürerek evinin yolunu tutarlardı. Eve peynirli pidenin gelmesiyle  navalesini alan  aileler hıdırellezin  yapılacağı    şimdiki santral caddesinin yolunu tutarlar,Yer kapmak için yaya olarak gidenler olduğu gibi evi bu semte uzak olanlar tek atlı arabalarla santral parkının hemen altından başlayan sağlı sollu bahçelere  yanında getirdiği halısını sererek yerleşirler. Genellikle yol kenarı ,çimenlik ve ağaç altında  gölgeli olan yerler tercih edilirdi .  Sabahtan gelenler gaz ocagını monpalayıp yakarlar, çay suları  kaynamaya başlayınca diğer tarafdan  yemeklerin  pişirilebilmesi için  oradan temin edilen odunlarla  bir ateş yakılır ve taşlardan  oçaklar üzerine tencereler dizilir. Peynirli pideler ile Sıçak çay eşliğinde günün ilk yemeği kahvaltı ağırlıklı olarak yapılır,  Karnı doyanlar birkaç kişiyi eşyaların başına bırakarak gezintiye cıkarlar.Santral caddesi gelen   ,giden genellikle yayaların  gezinti mahalline  dönüşürdü. Ciritoglu camisi önünde bulunan boş alana kadar yürüyüş devam eder burada  özellikle gurup aileler aralarında çeşitli eğlenceler tertip ettikleri görülürdü.Top oynayanlar,ip atlayanlar, büyük sancaklarda  sallananlar,halatla birbirlerini cekenler,çuval yarışı yapanlar, müzik aletleri calanlar ve onun önünde oynayanları gezintiye cıkanlar hem  bunları izlerler hemde bu oyunlara iştirak ederek  hoşca vakit gecirmeye  calışılırdı. Eski gramofonlardan  yetmiş sekizlik taş plaklar çalınır Münir Nurettin,Safiye Ayla ,  Hamiyet yüceses’in  yanık sesleri yükselirdi.

                                            Müzik ve şarkılarla neşelenen ,efkarlanan bazıları o zamanın   tek tip  birası olan  siyah ince uzun şişedeki tekel’in  kapaklı birasını  yudumlarken bazılarıda  tırtırlı şişelerdeki  yeni rakıyı  çay bardaklarından yapılan kadehlere koyarak  demlenmeye başlarlardı. Bazı aileler  üç beş kişilik   guruplar halinde   aynı yerde oturup yiyeceklerinide birleştirerek  yemekler yenir, müzikli sohbetler neşe içinde gün boyu  devam eder, İkindine doğru santral caddesi ve yolun her iki tarafındaki bahçelerde adım atacak yer bulunmaz  hale gelirdi. Dinar dışından gelenlerle mahşeri bir kalabalık santral caddesi boyunca  gelip giderler,satıcılar,arada bir gecen paytonlar  ciritoğlu camisine kadar  bu kalabalık devam eder giderdi.

                                   Eğlencelere  katılmak isteyen genç kızlar hiç yalnız bırakılmaz mutlaka yanlarında Anneler,yengeler,halalardan birkaç kişi  bulunurdu. Her sene özellikle  üç beş kız kaçırma vakası bu güne denk getirildiği için aileler genç kızlara katı yasaklar koyarlar yalnız    arkadaşlarıylada olsa kızlarını gezmek için kalabalık yola dahi salınmazdı. Şehir içerisinde bulunan yerli ailelerde  buna  benzer hadıseler pek görülmesede köyden gelip  yerleşmiş ailelerde daha çok görünürdü. Kız kaçırma olaylarının sonunda anlaşma olmaması halinde cinayetlere varan istenmiyen  hadiseler yaşanırdı.  Böyle durumlarda hemen hatırlı kişiler devreye girer ,açilen mahkemeden alınacak yıldırım nikah kararıyla  kaçanların nikahları kıyılır ve arkasından hemen düğün  yapılarak  iş tatlıya bağlanırdı.

   Masa sandalyede oturan hiç gözükmediği gibi kimsede götürmez,mutlaka çimene veya serilen haba, kilim üzerine oturulurdu.Öğleyi mütakip serilen yer sofrasında yemekler akşamın karanlığına kadar devam eder sofra hiç kalkmaz yoldan geçen  tanıdıklar olursa onlarda  davet edilerek yidirilir,içirilir hoş sohbetler saatlerce sürer giderdi.  Güneşin batmasıyla akşam serinliğiyle  hava    soğumaya başladığında  getirilmiş olan malzemeler  yavaş yavaş toplanmaya başlanır  ve çoçuklarında ellerine birer sepet,   torba verilerek eve gitmek  için hazırlığa başlanırdı.

                                  1960 Yıllarının sonlarına doğru bu bahçelerin imar’a açılmasıyla  hızlı bir şekilde  yerleşim alına dönüşmesi sonunda  hıdırellez şenlikleri burada özelliğini yitirdi. Yerli halk burayı tercih  etsede dışarıdan gelenler halı,kilim yerine sandalyeli masaları tercih ettiklerinden  Hıdırellez şenlikleri   Suçıkan parkta olmasına  Belediye tarafından da karar verilerek ilanla halka duyrulmasıyla,  O gün bu gün kutlamalar  Suçıkan parkta yapılmaktadır. 2009 yılı mart ayı seçimlerinden sonra iş başına gelen Belediye başkanı Saffet Acar’la hıdırellez şenlikleri bir proğram içerisine alınarak daha renkli ve müzik ağırlıklı ses ve sahne sanatcılarının katılımlarıyla her sene  değişik şekillerde Suçıkanda  kutlanıyor.Eski  günleri yaşamak isteyenler  ise suçıkan parkının üst kısmındakı çamlıkta yere halı kilim sererek geçmiş   anılarını  tazelemeye  çalışacaklardır.Eskisiyle,yenisiyle  Hıdırellezinizi kutlarım.

SAYGILAR.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.