MÜBAREK RAMAZAN HOŞGELDİN

  • 26 Mayıs 2017
  • 359 kez görüntülendi.
MÜBAREK RAMAZAN HOŞGELDİN

MÜBAREK RAMAZAN HOŞGELDİN
Zaman zaman yaşlı kişilerden duyardık “Nerde o eski Ramazanlar” diyerek eski Ramazanlara özlem duyarlar.Bu özleyişler geçip giden o eski Ramazanlara mı?yoksa Ramazan vesilesi ile yaşanan o güzel ve unutulmayan günleremi özlem duyulur? ,Bence bu geçmişe duyulan özlem Ramazan vesilesiyle geçmişte yaşanan güzel günlere duyulan anılardır. 1950 li yıllardı babamı çocuk yaşta kaybettiğim için Babaannemlerle beraber şimdiki Akbank’ın olduğu yerde iki katlı ahşap binada kalıyorduk.Ramazanın sevincini ,oruç ve teraviyi o yıllarda öğrendik.Eskiden özellikle kandil,Ramazan gibi dini günlerde Ulu Caminin minaresinden çift kişiyle ezan okunurdu . Komşumuz Bekir Akşit ulu caminin müezzinliğini yapıyordu. (Ahmet Akşit’in babası) yaşlı olduğu için her zaman pek minareye çıkamazdı, büyük oğlu Rahmetli Turgut babasının yerine ezanları okurdu.Turgut ile hem komşu hem arkadaştık, birlikte minareye çıkar Ramazan ayları yalnız yatsı namazlarının ezanını arasıra beraber okurduk.O yıllarda ezanlar minareye çıkılarak okunurdu. Ses cihazı olmadığı için sesi güzel ve gür olan kişilere ezan okutmak tercih edilirdi.Benimde sesimin güzel olduğu söylenirdi,şarkıları hatasız okur nota bilmesem de makam ve usulüne göre okumam açıkları kapatıyordu galiba . Minareden iki kişiyle ezan okumayı da rahmetli İbrahim gönen öğretmişti sanırım. Üç ayların girmesiyle her kurum ve kuruluşta bir faaliyet göze çarpardı. Özellikle evlerde,Belediyede, esnaf teşekküllerinde,Camilerde ve fırınlarda yoğun bir faaliyet göze çarpardı.
Eski yıllarda Ramazan daha gelmeden haftalarca önce temizlik başta olmak üzere hazırlıklar başlar ,evlerde aktoprak ile badana yapılır,tahta olan evlerin tabanları fırçalanır ve sarıya benzer bir renkle boyanırdı. Sahurda yenilmek üzere makarnalar kesilir ,reçeller, hoşaflıklar hazırlanır,Dinar’ın yerli çiftçi ailelerin çoğunluğu yufka ekmeği yaparlardı. Camilerdeki halı ve kilim yıkanmak üzere ılıca havuzlarına götürülüp orada yıkanır,silinir Camilerin aydınlatmalarına lambalar ilave edilerek daha fazla ışıkla aydınlatılması sağlanırdı.
Dinar Şimdiye nazaran nüfus çok az olsada şehir merkezinde şimdi olduğu gibi yine aynı yerlerinde iki adet Cami vardı, fakat teravi kılınacağı zaman erken gelmeyenler camide pek yer bulamazlardı. Bu iki cami dışında şimdiki Sadık ipeklerin bulunduğu evin arkasında müstakil Hüseyin yorgancının dört odalı ve büyük salonunda da teravi kılınırdı. Daha sonraları Eski Belediye binasının arkasında itfaiye garajı hizmet veriyordu burada da hasırlar serilerek teravi kılınırdı . Yani nüfus çok az olmasına karşı teravi namazı kılanların sayısı şimdiye nazaran daha çoktu.Şehir merkezinde gene iki Camide ibadet ediliyor, teravi kılınan o eski evlerde de ibadet edilmediğine göre merkezdeki iki camimiz teravide tam dolmuyor. O yıllarda imam hatip okulu Dinarda açılmamıştı , okuyanlar daha az ama özellikle ramazanda teravi kılanlar daha fazlaydı.Çocuklar, gençliğe yeni atım atacak olanlar daha çok rağbet ederler Cami dolduğu gibi ulu caminin bahçeside yaz günleri dolar taşardı.Teravi namazından çıkanlar televizyon olmadığı için kahveleri doldurur koyu sohbetlere dalarlar,bazılarıda Ramazana mahsus kahvelerde çekilen tombala oynar veya onları izleyerek çoğunluk sahura kadar beklerlerdi.Sabah işleri olanlar erken yatarlar Ramazan davulcusunun okuduğu yanık yanık maniler ve davulun sesiyle sahura kalkılırdı.Sahura kalkmayan yok denecek kadar azdı,ışığı yanmayan ev komşusu tarafından görülürse kapısı çalınır mutlaka kaldırılırdı.Sahur yemeğini yemiş olanlarda mukabele dinlemek üzere erkenden Camilere gitmeye başlar kuran dinleyip Sabah namazını kılan cemaat işine giderdi .Lokanta, kahveci, çorbacı,köfteciler özelikle akşama kadar açmazlardı. İkindi namazından sonra Dinar’da bir hareketlilik başlar kara fırınların önü ana baba günü olurdu,Ramazan pidesi o yıllarda sipariş üzere yapılırdı.Hazır bekleyen pideyi almazlar müşterinin arzusu üzere bol susamlı,yumurtalı,kaba pide,uzun,yuvarlak şekli çeşidi söylenir bunun üzerine pide yapılarak fırına sürülürdü.böylede olunca sıra bekleyen kuyrukta uzar giderdi.Bu kalabalık ve kargaşa top atıldıktan sonrada devam ederdi.
Ramazan ayını bu senede Allah nasip ederse gönülden Allah nidalarıyla sevinç içerisinde yine oruçlu kutlayacağız . Dilimize sahip olacağız, karşımızdakilere daha tahammüllü ve alçak gönüllü olacağız,kalp kırıcı kelimeler kullanmaktan kaçınacağız,Ramazan bize fakirlere,muhtaç olanlara fazlasıyla yardım yapılmasını öğretecek,elimizi cebimize atmayı,çok sevdiğimiz parayı fakir ve ihtiyaç sahibi kişilere fitre zekat olarak vermeyi gündeme getirecek inşallah.Ramazan ayı bizleri değiştirecek,kötü alışkanlıklarımız yok olacak,katılaşmış kalplerlerimiz neşe dolup pamuk gibi olacak yumuşayacak,sofralarımız bereketlenecek,fakirle zengin arasındaki uçuruma köprüler kurulacak,alım gücü olmayan garibanların dolapları dolacak, katı yüreklere taşlaşmış kalbe sevgi ve asılmış suratlara gülücükler gelecek inşallah.Ramazan münasebetiyle Camiler dolacak,teraviler kılınacak,istiğfarlar ve tövbeler , gönülden ALLAH ALLAH sesleri arşıalaya yükselecek inşallah. Kur’anı kerimler okunacak hatimler yapılacak,küsler barışacak,iyilikler ön plana çıkacak,kötülüklerden kaçınılacak Allahın hoşnut olacağı işler yapılacak ve vakit namazlarımızı da Camilerde huşu içerisinde kılmaya özen gösterip buhurcular huzur evinde gözleri yollarda olan yaşlı,kimsesizlere de maddi ,manevi her türlü yardım desteği yerine getireceğiz inşallah.
Mutlu ve neşe içerisinde Ramazanı oruçlu olarak yaşayabilmek için etrafımızda sigara, tiryakisi,açlığa dayanamayanları düşünerek hal ve hareketlerimize biraz daha dikkat etmek zorunda olduğumuzu unutmayacağız. Başta trafik kurallarına harfiyen uymayı, alış veriş ve pazarlarda daha saygılı,en önemlisi cep telefonlarıyla konuşurken umumi yerlerde kurallara uygun hareket etmeyi, hele hele Camilere getirdiğiniz telefonların tamamen kapatılmasını ,telefon sesiyle huşu içerisinde namazını kılan kişileri rahatsız etmememiz gerektiğini aklımızdan hiç çıkarmayacağız.İçimizde asabi, sinirlerine hakim olamayan insanlarda bulunduğu için Özellikle telefonlarınızın Cami içinde çalmasına tahammül edemeyen kişilerden gelecek ağır sözlere karşı kapatmasını bilmeyenlerin cep telefonunu camiye getirmemeleri gerektiğini artık bilmemiz yerinde olacağını unutmayacağız ,çünkü bu mübarek günlerde kimseyi rahatsız etmeye hakkımız yoktur. Yüce Allah ramazan boyunca tutacağımız oruçları, kılacağımız teravi,vakit namazlarımızı ,hayır ve hasenatımızı kabul etmesi dileğiyle hayırlı ramazanlar diliyorum.
SAYGILARIMLA .

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.