OYNAMAYIN BU GARİBANLARIN EKMEĞİYLE

  • 02 Şubat 2016
  • 894 kez görüntülendi.
OYNAMAYIN  BU GARİBANLARIN  EKMEĞİYLE

OYNAMAYIN  BU GARİBANLARIN  EKMEĞİYLE

Ekmeği elinden alınmak istenen bu insanlara bir bakın,sosyal güvenceleri yok,sendikaları yok,onları savunacak kimi kimseleri yok, yapacak başka bir sanat ve işleri yok, kimseye zararlarıda yok,hatta faydaları var,bu yoklara rağmen imrenilecek  işler yapıyorlar şehri temizliyorlar atık kağıt topluyor sırtına vurduğu torba veya çekçek tabir edilen  iki tekerlekli arabalar kullanarak evlerine ekmek götürmeye çalışıyorlar.Fakat bir bakıyorsunuz başka yapacak  iş kalmamış gibi  bu  garibanların kağıt toplamalarına  yasak geliyor.

Türkiye’nin her  İl  ve İlçe’lerinde bu işi yapan yüzlerce insan sabahın erken saatlerinden geçenin geç vakitlerine kadar bir çok insanımızın yanından geçerken burnunu tıkayıp  uzaklaştığı çöp konteynerlerinden atık kağıt,kartonları toplayarak  çocuklarının nafakasını bu işten temin etmeye  çalışıyorlar. Bu insanların pek çoğunun evi yok,yarısından fazlası gecekondularda,barakalarda,derme  çatma evlerde,çadırlarda onuda bulamayan kimsesizler ise parklarda,sokaklarda yatıp kalkıyorlar.Bu insanlarla hiç konuştunuz mu? Neden bu işi yaptıklarını ,başka bir işi neden yapmadıklarını, kaç lira kazandıklarını,kaç kişiyi geçindirmek mecburiyetinde olduklarını hiç sordunuz mu? Ben  bir çoklarıyla sohbet ettim.Çoğunlukta bir sanatları olmadığından,devamlı bir iş bulamadıklarından bu işi yaptıkları,  mecbur kaldıkları için günün on,on iki saatini çalışarak geçirdiklerini,bazılarının da geçe karanlık bastıktan sonra sabah ezanına kadar çalıştıklarını  anlatırlar size.Bunların içerisinde  çocuk  yaşta oyun çocukları, yaşlı ihtiyarlar,kadınlar,okula giden öğrenciler  ve yüksel tahsilli diplomalı işsizler bile var.Bir  gün  başımdan geçen bir olayı paylaşmak isterim. “ Akşam karanlığı bir marketten ihtiyaçlarımı alıp dışarıya çıktığımda hafif yağmur başlamıştı.Aldığım bazı maddeleri marketten aldığım bir karton kutuya koydum  ve arabaya kadar götürdüm eşyaları boşattıktan sonra karton kutuyu atmak için yer ararken bir genç yanıma yaklaştı” abi  kutuyu atacaksan bana ver” dedi. Baktım koltuğunun altında    on kadar  kartonu  bükülmüş olduğunu gördüm. Bunları ne yapacağını sorduğumda  sıkılarak zorlada  olsa satacağını öğrendim.Bu çocuk 15 yaşlarında eli ayağı,yüzü düzgün konuşması çok nazik,titrek  sesli bir gençti,okuduğunu maddi durumlarının iyi olmadığını,utandığı ve tanıdık yüzlere görünmemek  için geçe bu saatlerde karton toplayarak sattığını  söyledi. İçim sızlamıştı ,üzerinde yağmurdan koruyacak  giysilerde yoktu. Zorla eline bir şeyler sıkıştırdım, almamak için çok direndi,fakat zorda olsa  ikna ettim.Yarım saat kadar sohbet ettikten sonra birkaç gün sonra aynı yer ve saatte buluşmak üzere ayrıldık.Maksadım ona yağmurluk ve giyebileceği bazı eşyaları getirip vermekti.  Mahallenin  muhtarından   gencin babası olmadığını, annesi ile kirada oturduğunu  ve yardıma muhtaç olduklarını öğrendim.

Bu genç öğrenciye benzer yüzlerce  kişi bu işi yapıyorlar, fakat hayat hikayeleri elbette birbirlerine benzemez .  Mutlaka mecbur kaldıkları için  bir çoğumuzun cesaret edemeyeceği  bu  işi bir  lokma ekmek için  çöpleri karıştırmak mecburiyetinde kalıyorlar.Kolay kolay konuşmazlar fakat bir deneyin,  üsteleyin ,konuşmaya çalışın göreceksiniz ki bu kişiler ne kaptıkaçtıcı,ne tinerci ,ne sokak çocuğu,nede  şarapçı ayyaş   kişilerdir, kirli giysileri  ve kağıt topladıkları yamalı çuvalları sizi aldatmasın,çok çalışıp az kazanarak  çocuklarını beslemek durumunda olan tertemiz insanlardır kağıt toplayıcıları. Bazıları köyünü,küçük ilçelerini terk ederek büyük şehirlerde daha fazla atık  kağıt,karton  toplayabileceklerini  umarak derme çatma çadırlarda yatıp köyündeki çocuklarına  bir lokma ekmek parası gönderebilmek için  yollarda saatlerce omzunda torbası veya çekçek arabalarıyla  yaya olarak  yürümek zorundadırlar.Dikkatlice takip edin bu insanları,çokları yüzünü gözünü  gizleyip  tanınmamak   ve tanıdık yüzlerle karşılaşmamak için tedirgindirler,çöplerin arasından seçtikleri kağıtları torbalarına koyarak biran evvel  uzaklaşmak  isterler.

Ülkemizde Milyonlarca işsiz olduğu bir gerçektir,buna Suriye’den   gelenler de eklenirse  durumun  vahamiyeti ortaya çıkar sanırım.Kağıt toplayanların  aşağı yukarı bir buçuk milyon kişi  olduğu söylenmektedir,bakmakla yükümlü olduğu kişileride sayarsak  bu nüfus  üçe,beşe katlanır ki  işsizlik sorunlarına  bir çözüm bulmadan kağıt toplamayı yasaklamak doğru değildir.Bazı Belediyeler bu duruma sessiz kalırken,bazı Belediyeler Zabıta marifetiyle bu insanları  kovalamakta ,ellerinden topladıkları  kağıtları almaktadırlar.Bunlar yanlış uygulamalardır,bunun önüne böyle geçemezsiniz. Benim bir önerim var; Malum her yerde Belediyeler birliği var duyarlı bir Başkan bu konuyu bir toplantıda dile getirerek her memlekete bu işle  uğraşanlarla bir anlaşma yaparak toplayacakları kağıt  miktarı  ücret vermeleri neticesinde hem  kağıt toplayanlar mağdur edilmemiş olur ,hemde  düzenli bir şekilde  atıklar geri dönüşüme kazandırılmış olur.Çünkü Belediyelerde  kağıt toplama işini  yapacak  elaman olmadığını da  hesaba katarsanız  en doğru çözüm yolu budur. Yoksa üç beş şirketin cebini biraz daha şişirelim ,yandaşlara peşkeş çekelim zihniyetiyle hareket edilirse bu sektörden ekmek parası  kazanmaya  çalışan bu  garibanları işsiz bırakacağınız gibi ,bazılarını da  gayrimeşru yollara , hırsızlık,gaspçılık olaylarının artmasına sebep olacağınızı  unutmayın.

SAYGILARIMLA.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.