ŞEHİRLİ OLMAK-4 (Kültüre Olan Bu İlgisizliğin Sebebi Ne?)

  • 31 Ağustos 2016
  • 552 kez görüntülendi.
ŞEHİRLİ OLMAK-4  (Kültüre Olan Bu İlgisizliğin Sebebi Ne?)

ŞEHİRLİ OLMAK-4

(Kültüre Olan Bu İlgisizliğin Sebebi Ne?)

 

Kültür, milletler için de, toplumlar için de, kentler için de vazgeçilemeyecek şeydir. Geçmişinden övgü ile bahsettiğimiz Dinar’ı kent, Dinarlıyı da şehirli eden şey, onun eski kültürel ve sosyal durumudur.

Dinar; aydın fikirli, kültürlü, ufku açık, sosyal yaşamı canlı, çağdaş insanların yaşadığı yer olarak belli bir dönem ilgi odağı olmuştur. Kim ne derse desin, yerinin, havasının, suyunun, ufku açık insanının Dinar’a kazandırdığı avantajları kimse göz ardı edemez. Dinar, bir zamanlar parklarıyla, mesire yerleriyle modern bir kent; Dinarlılar da çağdaş insanlardır. Sosyal yaşamıyla, sinema, tiyatro, müzik ve konserlere düşkünlükleriyle çağdaş insanlar.

Bugün aynı canlılığı, aynı duyarlılığı, aynı ufku genişliği, aynı çağdaş anlayışı göremediğimiz için, Dinar’ın kültürel ve sosyal büyüsünün bozulduğu sonucuna varıyor ve üzülüyor, kaygılanıyoruz.

1940-1980’li yılların Dinar’ında iki, üç ilkokul; bir ortaokul, bir lise; bilemediniz iki lise vardır. Fakat bu Dinar, o gün Ispartalının, Afyonlunun, Burdurlunun ve çevredeki tüm komşu ilçelerin kıskandığı, fiziki yönden şirin, sosyal ve kültürel yönden canlı ve örnek bir kenttir.

Bugün yedi, sekiz ilkokul, beş, altı ortaokul, beş Anadolu Lisesi, bir Fen Lisesi, bir yüksek okulun bulunan Dinar için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Okul sayısı artıkça eğitim ve kültürün artması gerekmiyor mu? Eğitimli insan artıkça; Dinar’ın daha yaşanabilir, daha güzel, daha huzurlu bir kent olması gerekmiyor mu? İnsanların üzerindeki bu vurdumduymazlığın sebebi nedir? Neden insanlar akrabasına, komşusuna, dostuna, arkadaşına ilgisiz; ilçesinin fiziki yapısına, kültürel ve sosyal yaşamına kayıtsızdır? Neden ilçeye kasvetli bir kasaba havası hâkimdir? Neden Kasaba yaşamı ve durgunluğu cıvıl cıvıl hayat kokan şirin ilçeyi teslim almıştır?

Amacımız suçlu aramak değil, bir tespit yapmak ve Dinar’a sahip çıkmaktır. Kültüre sahip çıkmadan, Dinar’ın önünü kültürel bakımdan açmadan, ekonomik ve sosyal bakımdan açamayız. Dünün Dinar’ında bu kültürel ve sosyal etkinliklerin hepsi paraylaydı. Sinema para, tiyatro para, konser para, spor para, cambazlar para, panayır para, at yarışları, deve güreşleri ve yağlı pehlivan güreşleri hep paralıydı. Şimdi pek çok etkinlik belediye başkanlığı, sivil toplum kuruluşları ya da değişik şirketler tarafından ve ücretsiz yapıldığı halde, bu ilgisizliği anlamak, çözmek mümkün değil. Sanki o eski Dinar gitmiş, yerine hiç bilmediğimiz, tanımadığımız bir yer gelmiş. Ruhunu, cevherini yitirmiş bir yer.

Bizim ilçemizden eskiden beri her şey belediyeden beklenir. Bu yanlıştır, belediye yerel hizmetini yaparken vatandaş olarak bizler de vatandaşlık görevimizi, yani toplu yaşamanın, şehirli olmanın gereklerini yapacağız, yapmak zorundayız, yapmalıyız.

Yine bizim ilçemizde eskiden beri yerel yönetimin öncü olması istenir, beklenir. Bu güzeldir, doğrudur. Elbet yerel yöneticiler ilçe halkının her bakımdan öncüleri ve örnek kişileri olmalıdır. Dinar belediyesi, belediye başkanı Saffet Acar’la birlikte sosyal ve kültürel etkinliklere önem vermektedir. Bu, Sayın Başkanın kültürün ve sosyal etkinliklerin kent hayatındaki önemini bildiğini gösterir. İnsan odaklı hizmetlere öncelik vermesi de bu yüzden olmalıdır. Sayın başkanın göreve gelmesinin hemen sonucunda, Uluslararası Marsyas Kültür, Sanat ve Müzik Festivali’ni başlatmış olması da, onun kültür ve sanata verdiği önemin sonucudur. Dinar için son derece önemli olan bu girişim, Afyon Kocatepe Üniversitesi gibi ülkemizin sayılı üniversitelerinden birisiyle yapılıyor. Yedi yıldır Dinar, bu uluslararası festival sayesinde müziğin, sanatın ve kültürün zirvesinde… Festivale katılanlar bilginin ışığında kültür, sanat ve müzik şöleni yaşıyor. Ancak özellikle Dinarlının biraz okumuş yazmış, eli kalem tutanlarının bu festivalle hiçbir alakaları yok. Bu hususta Dinar halkını ayrı tutmak ve hakkını teslim etmek gerekir. Çünkü halkın beklentisi genelde konserlerdir ve Dinar halkı konserlere katılımlarıyla bu beklentiye çok olumlu cevap vermektedir.

Resim, seramik sergileri ve resim yarışması; flüt ve klarnet yarışmaları…  Dinar’ın yerel yönünün öne çıkarıldığı belgeseller. Genelde Dinar yerel tarihi ile ilgili onlarca bilgi şöleni (sempozyum), söyleşiler ve Dinar’ın yerel kültürünün öne çıkarıldığı paneller…  Sonra da Türk Halk ve Türk Sanat Müziği başta olmak üzere; müziğin her çeşidi ile ilgili konserler. Yüzlerle ifade edilen bilim adamı, akademisyen, araştırmacı ve alanında çok güçlü sanatçılar…

Dinar’a gelenler, yani sanatçılar, araştırmacılar, bilim adamları bu yedi yıl içinde çok şey kazandı. Yayla buğdayı gibi içinden özlü insanları, fedakâr yöneticileri ve şirin bir kenti tanımanın mutluluğunu yaşadılar. Her biri programları sonucunda Dinar dostu olarak ayrıldılar ilçemizden. Ya Dinar’ın okumuş, yazmışları, aydınları… Emekli olup kahvelerde zaman öldürenleri… Onlar bu kadar fedakarca hazırlanmış, bilim, sanat, kültür, müzik kokan gerçek bir festivalden ne kazandılar, ne öğrendiler?

İlçesinin festivaline, dolayısıyla kendine duyarsız insanlarımıza ne demeli… Şimdi bu dostlar, bu arkadaşlar, bu hemşehriler bir otursun ve şöyle bir düşünsünler, bu umursamaz tutumlarından dolayı, kendilerini bir sorgulasınlar… Sonra da bu gidişle nasıl şehir olunur, şehirli olunur, bize bir izah etsinler…

Saygılarımla …. 26.8.2016

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.