TERMİK SANTRALLERİNİN ZARARLARINIDA AÇIKLARMISINIZ ?

  • 25 Kasım 2014
  • 2.656 kez görüntülendi.
TERMİK SANTRALLERİNİN  ZARARLARINIDA  AÇIKLARMISINIZ ?

LozanSarioglu

TERMİK SANTRALLERİNİN  ZARARLARINIDA  AÇIKLARMISINIZ ?

 

Yaklaşık altı ay evvel Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Dinar ve cevresinde 950 Milyon ton komür rezervi bulunduğunu ve buraya bir termik santral yapılarak yüzlerce  insanın  calışacağını söylemişti.  Arkasından toplantılar yapılarak cıkarılacak kömür ile çalışacak santralden elde edilecek ekonomiden  yöre halkının da istifade edeceği ,işsizliğin ortadan kalkacağı,her türlü malının değerleneceği  beyanatları verildi. Kömürün cıktıgı yöre köylülerine ve Dinar’daki bazı kesimlere de ağızlarına bir parmak bal çalındı. Hiçbir kımse çıkıpda termik santrallerinin  kuruldugu   bölgeye vereceği zararlardan bahsetmedi.Tabiki bölge halkıdaTermik santrallerinin faydasından çok zararı olduğunu bilmedikleri için olaya BALIKLAMA atladılar.

Termik santrallerini gören, zararlarını bilen  çok az kişinin yöre halkını uyarması üzerine  alakalı olanlar kömürün cıkarılacağı yakın Köy ve Kasabalardan bazı kimseleri  Çanakkalenin  Çan İlçesine götürerek oradaki santral alanında düzgün yerleri gösterdiler.Gidenler memnun ve mutlu olarak geri geldi ve gidemiyenlere ballandıra ballandıra anılarını anlattılar.

Neden Elbistan,Yatağan, soma veya Tunçbilek Termik santrallerine götürmediler?  550 kılometre uzakta bulunan Çan  satralini tercıh ettiler? Tunçbilek,Dinar’a  250 kılometre mesafede. Ben buraları 980 li yıllarda gördüm.Yerli halkı ile sohbetler ettik,bir kişi memnun olduğunu söylemedi. Havası,suyu berbat olmuş,cevresinde  bulunan köylerin tarım ürünleri hep zarar görmüş.Termik Santrallerinin olduğu bölgelerde  KANSERLİ hasta sayısında artışların olduğunu ta o günlerde yöre  halkı öğrenmeye başlamış ve   Termik santraline karşı cıkmışlar. Fakat geç kaldıklarıdan santralede başlandığı için de cılız direnişlere pek aldıran olmadığından  seslerini  duyuramamışlar.

12/ eylül 1980 den sonra Belediye Başkanlıklarına Kaymakamlar bakıyordu. Dinar’ın kışlık  yakacak kömürü tahsisli olarak Belediye kamyonlarıyla Tunçbilekten çekiliyor, Giden kamyonlar sıraya tabi tutulduğu için günlerce beklemek mecburıyetinde kalıyorlardı.O yıllarda çok yakınım olan kişi Termik Satralinin  Müdürlüğünü yapmaktaydı.Kamyon sırasını kaldırtmak için Kaymakamla veya yalnız Tunçbilek’de  bulunan  Müdürü ziyaret ederdik.Gittiğimiz makam arabası iki saat dışarıda kaldığında arabanın üzeri  bir parmak kül olur,şöför silmekten usanırdı.İçme suyu içilmez,havası  tenefüs edilemez,bacalardan  çıkan duman gibi görüntü tamamen yanan kömrün külü ile karışık zehir olduğunu öğrendik. Agaçlardaki  yapraklar yanık gibi bir hal almış yeşil görünmüyordu. Yanan kömürün kül’ü  havadan  teleferikle bir kilometre kadar santralden  uzak bir bölgeye döküle döküle büyük bir dağ oluştuğunu gördük. Ondan evvelki bir kül  tepesi ne  artık dökülmediğini burada bulunan kül  üzerine tonlarca toprak dökülerek ağaçlandırdıklarını söylediler,ancak ağaçlar tutmamış, onlarda sararmış,kararmış olduğunu izledik.Bizim Menderes nehri kadar akarsu geçiyor Tunçbilekte, suyun rengi irin gibi, hiçbir gün o nehri berrak görmedim. Bununda nedeni ; santralde soğutma ve buhar elde etmek için yapılan calışmalarda suyun bu renk aldığını söylemişlerdi.sonraları Ankara’da daire Başkanlıgıda yapan Müdür ile geçen Kurban Bayramında Ankara’da yaptığımız sohbetlerde bizzat  Dinar’a yapılacak termik santrali hakkında sorular sordum,verdiği cevaplar hiç de iç açıcı değildi …

Dinar’ın çok şeyleri elinden alınmış, hak ettiği yatırımları alamamış olabilir;  Fakat şükürler olsun HAVA ve SU’yu kaybolmayan en önemli  varlıklarımızdır. Bunlarıda Termik satralinin kurulmasına göz yumup,boynumuzu bükerek kaybetmek istemiyoruz.Çünkü Termik santrallerinin kurulduğu bölgelerde     bacalar ne kadar yüksek olursa olsun,filtre de takılsa rüzgar hareketlerinin etkisiyle ,zehirli   gazlar çokgeniş alana yayılarak; hem insan sağlığı ve hemde bitkiler için büyük tehlikeler oluşturduğu   bilinmektedir. Bölge insanının geçim kaynağı olan başta pancar olmak üzere sebze ve meyvacılık yok   olacaktır.Doğa olaylarıyla bitki örtüsüne ,sulara ve havaya karışan zehirli atıklar hayvanların telef     olmasına, İnsanlarda doğrudan KANSER  vakalarına sebep olduğu  bu santralin kurulduğu yerlerde sık sık görülmüştür. Yatagan , soma,Afşin ve Tunçbilek’de yaşayan ev hanımları pençere açamaz,çamaşırını dışarıda kurutamazlar. Bu sıkıntılar yalnız Santralin kurulduğu yerlerde yaşanıyor sanmayın kilometrelerce  çevresine zarar veriyor.

Kömürün çıkarılacağı Çevre Köy ve Kasaba halkıda bu konuda  yavaş   yavaş    bilinçlenecektir,ama Dinar halkı santralin kurulmasına sıcak bakmaz . Çünkü    Dikici  Köyünün fasulyesini,kekliçek  köyünün patlıcanını göremiyecektir. Dinar  sıçak bakmaz?  Bademli     köyünün üzümünü,yoğurdunu yiyemiyecektir.  İçmekte olduğu Eldere suyu,Düden ve Suçıkanın sularının zehirleneceğinin bilinci içindedır. Suçıkan ,  Ilıca ve İncirli’den  çıkıp şehir içerisinde küçük arıkları sulayarak şırıl şırıl akan SU sesini duyamıyacak,       Büyük Menderes nehrinin berrak akışını  göremiyecek  ve tertemiz havası kirleneceği için  Termik santralinin bu yöreye yapılmasına  karşıdır.

 

Dinar ve çevresinde nereyi kazarsanız iki   metreden su çıkar,Bu yöre büyük göllerin akarsuların bulunduğu  bir yerleşim yeridir. Diğer bir husus birinci derece  DEPREM  bölgesidir.Kömür çıkaracagız diye yerin altını talan ederseniz,toprak hareketlenecek daha büyük göçükler,felaketler yaşanacağı hesap edilmelidir.Çok düşük  kalorisi olan kömür de Termik santrallerinden başka hiçbir işe yaramıyacağına göre  bu tehlikeleri göz önünde bulundurarak  büyük masraflara girişilmeden    bu işten vazgecilmeledir . Soma  da  301 masum insanımızın ve Ermenek kömür ocağındaki  göcükte  CİNAYETE  kurban gidenlerin acıları  hala içimizde. Dinar  dogal afetlerden  sıkıntı çekmiş şehit  vermiş bir  kentdir. Allah göstermesin  benzeri  felaketlerin Dinar’da  yaşanmasını istemiyoruz.

Dinar ve Çevresine yüzden fazla rüzgar gülü kuruldu.harıl harıl elektrik üretiliyor.Dahada yapılabilecek dağlar ve tepelerimiz mevcut.  Rüzgardan,Güneşten ve hatta  son zamanlarda Deniz dalgasından elektrik üretmek için çalışmalar yapılıyor. İspanya’nın bir köyünde dalga  enerjisinden  üretilen  elektriği   kullanmaya başlamış bile. Bırakın artık zehir soluyan termik santrallerini , Dinar halkının çoçuklarına ve torunlarına bırakabileceği  yeşillikler içerisindeki HAVA ve SUYU’na  bari dokunmayın  hiç olmazsa.

SAYGILARIMLA ..

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 7 YORUM
  1. Ferit Akın Cengiz dedi ki:

    Lozan Abiden başka şimdiye kadar bu konulara değineni ve açıkça yazanı görmedim, keşke ilçemiz insanları bu konuda daha da bilinçlendirilebilse, daha da haberdar edilse… Yarın, tahmin edilenden çok daha kısa sürede suya hasret, yeşile hasret, tertemiz havaya hasret kalmasak… Ülkemizin temiz enerjiye ihtiyacı var, insanlarımızı hasta edip öldürecek, nefes alamayacak duruma düşürecek kirli enerji artık çağdışı kalmıştır. Kentlerin, gelişmiş şehirlerin, büyük sanayinin, zengin sanayicinin ucuz enerji ihtiyacı uğruna ilçelerde, köylerde yaşayan tertemiz Anadolu insanları feda edilmesin…

    1. lozan dedi ki:

      teşekkürler feritciğim

  2. jale dedi ki:

    babacığım harika bir yazı …kalemine yüreğine sağlık

    1. Mine Masum dedi ki:

      Çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık babacım.

    2. lozan dedi ki:

      teşekkür ederim

  3. ibrahim dedi ki:

    Güzel bir çalışma olmuş Elinize sağlık..

    1. lozan dedi ki:

      teşekkür ederim

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.