TORUNLA SINAV HEYACANI YAŞAMAK

  • 21 Mart 2016
  • 444 kez görüntülendi.
TORUNLA SINAV HEYACANI YAŞAMAK

TORUNLA SINAV HEYACANI YAŞAMAK

Torunla sınav heyecanı yaşamak ne kadar önemli diye sorsam, elbette ki birçok dedeler, nineler ortaya çıkarak “O duyguyu yaşamak bambaşkadır” diye söze başlarlar. Hele ki insan bir toruna verdiği sevgi süzmelerini arkasından gelen diğer torunlarla da paylaşmaya kalktığı zaman iyice anlar ki artık hakikaten yaşlanıp ihtiyar delikanlılar sınıfına dahil olduğunu görmesidir.1944 doğumlu dede büyük oğlundan sahip olduğu büyük torununun bu duygusunu yaşayamamıştı. Çünkü onlar görevleri icabı ayrı bir şehirde yaşıyorlardı.1992 doğumlu ilk torunu Duygu sıla yüzünden ayda yılda bir kere deyimiyle dede torun sevgisini yaşarken diğer torunlar da ardı ardına Aydede’ye torun dede sevgisini yaşatmaya başladılar. İlk, orta lise öğrenimleri sürerken ilk torun yüksek okul sınavı heyecanını anne babasıyla yaşamıştı. Dedesi de ninesi de bu yaşamdan uzak düşmüşlerdi. Aydede! Bu heyecanı ikinci torununda yaşadı.

Kahramanımız Aydede’ye bu ismi konuşmaya başladığı zaman ilk torunu takmıştı. O zamanlar kendisine Ayhan Dede diyemiyordu. O kısaca ona Aydede diye hitap etmeye başlayınca dedesinin de bu hitap şekli hoşuna gitmişti ki bu seslenişi benimsedi. Hoşuna gitti. Mahallesinde sokakta oyun bahçesinde birlikte oynarlarken onun bu seslenişine diğer torunlar ve mahalledeki komşu çocukları da ona Aydede diye hitap etmeye başlamışlardı. Aydede de emeklilik hayatında Dinar konusunda araştırma yazıları ile kitaplar hazırlayıp yayınlatmaya başlayınca bu çocuklara bir hediye vermeye karar verdi ve hazırladığı “Aydededen Öyküler” isimli bir kitapçığı kaleme alarak yayınlatarak çocukların beğenisine sundu. Kahramanımız böylece çocukların Aydede’si olmuştu.

Elbette ki her çocuk öğrenimleri boyunca sınav heyecanını  ilk okuldan itibaren yaşar.Sınavdan çıkınca öğretmeninden aldığı yazılı kağıdının üzerinde 5 rakamını göstererek sevinçle sınavdan aldığı notu gösterir ailesine.Çocuk ailesini verdiği hediyelerle bu duyguyu sevinçle yaşar beklide bu yüzden her sınavda başarı göstermeye gayretle çalışırdı.Çocukların sınav başarıları onları sevindirdiği kadar aile büyüklerini de çok sevindirir.Bir çok aile “benim çocuğum,benim torunum okuyup büyük büyük adamlar olacak “diye övünürler.

Torunlar Aydede’ye öğrenimleri sürecince övünecek bu duyguları birkaç kere yaşatmışlardı. Teşekkür belgeleri, Takdirnameler, senede okulda bir öğrenciye verilen Onur belgesi gibi belgelerle her yıl bu sevinç yaşamları sürdü. Allahtan dileğim tüm çocuklarımıza ve aile büyüklerine bu sevgi pınarından içmeyi nasıp etsin.

Yüksek okul sınav heyecanını yaşamak bambaşka bir şeymiş. Ben ilk öğreni’nim döneminde bile bu duyguyu yaşamamıştım. Küçükten yaşadığım ailevi hayatım beni bu duygudan mahrum etmişti. Bu yüzden birkaç yazımda okumanın öneminden bahseder okumanın ne kadar önemli olduğunu çocuklarımıza anlatmıştım. Köşe yazılarımı ve ilk romanım Elife ananın çilesi kitabını okuyanlar bilmiyorum bu düşünceme hak verirler mi?

İkinci torunum Mürüş, Mürüş adı Mürvet’in kısaltmasıdır. Onlar bana nasıl kısaltma yaparak Aydede diyorlarsa ben de onlara böyle kısaltmalarla hitap hediyordum. İkinci torunum sılada değil de birlikte yaşadığımız aile içinde olduğu için sınav heyacanlarını bana öyle yaşatmıştır.Sıladaki torunlarımın sınav sevinçlerini ancak telefonlarla öğrenmiştim.Mart ayında havalar da garibanlara yardımcı oluyor kazma kürek yaktırmıyordu.Torunum Mürüş” Dede bu Pazar benim Isparta da Üniversite sınavım var duanı eksik etme” dedi.Ben de “Ne demek kızım ben her kıldığım beş vakit namaz sonrası sizler ve tüm çocuklar için dualar ediyorum,beni de sabah giderken alın o duyguyu yaşamak isterim” dedim.

Yolculuğun Pazar sabahı namazdan sonra her zaman ki dualarımı yaptım.Araba kapının önüne gelince oturduğum pencere önünden onların beni çağırmalarına fırsat vermeden kalkıp dışarı çıktım.Ben yolculuğa hazırdım.Yolculuğa ortancı torunumda katılmış ”Ben ablamı okulun dışında da olsam yalnız bırakmayacağım” diyen Mehtap torunumu öperek bana ayrılan aracın önündeki koltuğa oturdum.Şafak yeni söküyordu.Çok erken gittiğimizi söylesem de Oğlum” Yolculuk bu baba erken gidelim orta bekleriz” dedi.Bana uzattıkları küçük su şişesi ve bir simit yol boyunca yaptığımız kahvaltı oldu.Arabadaki sesli araç ismi şimdi aklıma gelmedi bizi yol boyunca doğru git sağa dön sola dön diye sınavın yapılacağı METEM okulu önüne kadar götürdü.Okulun karşısındaki çorbacı yeni açmış ki on dakika sonra çayımız hazır dedi.Park için uygun bir yer seçmiştik.Her yer bizimdi çünkü ilk biz gelmiştik.Çaylarımızı arabanın içinde içtik.Tansiyon ve diğer haplarımı da içtim.Çay faslı devam ederken oğlum iki kızını da yanına alarak dolaşıp geleceklerini söyledi.Yavaş yavaş okulun önündeki araçlar çoğalmaya başlamıştı.Yayan gelenlerde gelip okulun bahçesinde buldukları oturma yerlerinde  ve bahçede yerlerini alıyorlardı..Okula bizden sonra ilk gelen okul görevlisi olmuştu.Demir kapıyı açarak içeri girdi.Az sonra görevli polis aracı biri bayan 4 polisi indirip gitti.Onlar da okulun kapısındaki yerlerini aldılar.9,30 da içeriye alınacaktı.Öğrenciler ve veliler okulun bahçesini doldurmaya başlamıştı.Şu anlarda saat de sanki çalışmıyormuş gibi zaman geçmiyordu.Saatinde kapı açıldı ve görevli polis tek sıra halinde içeriye girilmesini istedi.Öğrenciler sıraya alışık oldukları için hemen tek sıra olmuşlar kuyruk uzamıştı.Her veli çocuğunu öperek başarı dileklerini sunup onları içeriye gönderiyordu.Biz de görevimizi yaparak kenara çekildik.Beklerken az ilerde bir kız annesiyle sarılıp ağlaşarak vedalaşıyordu.Kaba olduğu hareketinden belli olan ağabeyi mi babası mı bilemem bir kişi ‘sulu göz kendine gel’ diye çocuğu azarlıyordu.Ben yanına yaklaşarak ”Bak dedem şu anda sınava gireceksin senin büyüklerin orda sana bir şey yapamaz.Sen orda yalnızsın edindiğin bilgilerin ve sana verilen zamanla kalacaksın.Ama dışarıda seni bekleyenlerin var olduğunu unutma hiç heyecanlanma,dua ederek gir içeri yarın sınav sonucunu öğrenince bu göz yaşların sevinç yaşlarına dönüşecek.Allah hepinizin yardımcısı olsun” dedim. Çocuk ve annesi bana bakarak teşekkür ederek ayrıldılar. Şimdiden heyecanlanmak olmazdı. Biz veliler buraya niçin gelmiştik. Onlara destek olmak sınav öncesi moral vermek sınavları tam onda başlayacak ve 2,5 saat sürecek.

Yüksek okul sınav heyecanı bambaşka bir duygu.Sanki sınavdakiler değil de dışarıda bekleyen veliler dokuz doğuruyor.Oğlum Kaan ve Mehtap zaman geçsin biz şöyle bir dolaşacağız diyerek Isparta sokaklarını adımlarlarken ben de sınav heyecanımı çorbacının getirdiği çayları yudumlayarak geçirmeye uğraşıyordum.Bir taraftan da bildiğim duaları okuyarak Allaha sınavdaki öğrencilere yardımcı olmasını diliyordum.Allah her çocuğun kalbine gönlüne göre versin.Başarıya ulaşsın istedikleri puanı kazansınlar….

İki saat benim için geçmek bilmiyordu. Saate kaç defa baktım saymadım. Kaan ve Mehtap “Tek tük çıkmaya başladılar” diye seslenince arabadan inip okulun kapısında beklemeye başladık. Çıkanlar velilerince sarılıp sınavdan sonra son soruları olan Sınavın nasıl geçti sorusunu herkes gibi bizde sorduk. Elbette ki alınan cevap iyi geçti oldu. Bakalım inşallah ayın 25 inde açıklanacakmış Allah yardımcıları olsun. Sınavların bitmesiyle Isparta trafiği de yoğunlaşmaya başladı. Fırından meşhur Isparta ekmeğini alarak Dinar’a dündük. Şimdi sabırla 25 Martı bekliyoruz. Bu sınavdan sonra bir sınav daha varmış. Tüm öğrencilerimizin Allah yardımcıları olsun.Aydede

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.