Dinarın Sıtma ile Mücadelesi

  • 12 Temmuz 2018
  • 542 kez görüntülendi.
Dinarın Sıtma ile Mücadelesi

DİNARIN SITMA İLE MÜCADELESİ

Dinar sıtma hastalığından çok çekti, menderes nehrinin taşkın suları yerleşim alanının kuzey kısmında suların yatağından taşarak balcık, bataklık haline geldiği bu yerde yuvalanan sivrisinekten kaynaklandığı söyleniyordu. Belediye Başkanı rahmetli Ali Veziroğlu’nun başlattığı sıtma ile mücadele de bataklıkların kurutulma çalışmalarında halkın çok katkıları olmuştu. “Parası olanların iki günlük işçi yevmiyesi ödemesine, parası olmayanlarında her aileden bir kişinin iki gün bataklık kurutma işlerinde çalışmasına “diye bir karar alınır ve bütün aileler bu karar gereğince katkıda bulunur. Uzun yıllar sıtma hastalığından mustarip olan halk Sıtma savaş kuruluşunun gelmesi ve DDT ilaçlamasıyla kurtulur.

Dinar, kurulduğu günden beri sıtma hastalığı ile mücadele etmiş. Halkın çoğunluğu hasta ve ölümlerin her geçen gün çoğalması hastalığın neden ileri geldiği ve hastalıkla mücadele edilmesini gündeme getirmişti. O yılların sıtma ilacı KİNİN kısıtlı olduğundan hastalar zor temin etmekteydiler. 1947 yılında belediye Başkanı olan Ali Veziroğlu sıtmanın kökünü kurutmak için Ankara ve Afyondan uzman kişiler getirerek şehirde tetkiklerde bulunmuşlar ve bir rapor halinde Ali Veziroğlu’na bilgiler verilmiş. Yapılan araştırmalarda başta Menderes nehrini oluşturan taşkın kacak sular İlçe yerleşim alanının kuzey kısmında bataklık oluşturarak sivrisineklerin üremesine, sıtma hastalığının çoğunlukla bundan kaynaklanarak Dinar ve yakın köylerde yaşayan halkın çoğunluğunu hasta ettiği sonucuna varılmıştı. Ateşli bir hastalık olan Sıtmaya yakalananlar yataklara düşmekte halsizlik ve ateş başta olmak üzere yakalananlar o günlerin tek ilacı olan KİNİN kullanarak yatakta geçmesini beklerlerdi. Bu hastalıktan kurtulabilmek için de Menderes nehrinin taşkın sularından oluşan bataklığı kurutmak gerekiyordu. O yıllarda şimdiki gibi iş makineleri, kepçeler olmadığı için bu işe insan gücü kürek ve kazmalarla taşkın yerlere taş, toprak atarak kurutma yöntemi uygulanacaktı. Ülke, savaşlardan yeni çıkmış, halk fakir ve ekmek bile karnelerle vatandaşa intikal ettiriliyordu, bunları çok iyi bilen Belediye başkanı o günün iktidar olan hükümetine yaptığı müracaatlar neticesiz kalınca Belediye Meclisinden bir karar alarak “ parası olan her aileden iki günlük günün şartlarına göre yevmiye alınmasına, parası olmayanların da her aile fertlerinden bir kişinin iki gün bataklıkta kurutma işlerinde çalıştırılmasına” dair bir kararı halka tellal vasıtasıyla ilan ederek uygulamaya koyuldu.

O yıllarda menderes nehri düden suyu ile birleşince bu gün şehir merkezinden geçen miktarın yaklaşık 7 veya 8 katı olarak akardı. Kışın yağan diz boyu kar ve yağmur suları da birleşince taşar şimdiki adliye lojmanlarının olduğu yerden aşağı doğru Salı pazarını geçip SAZ mevkiine kadar bataklık, sazlık taşkın suların kapladığı yerler hep sivrisinek yuvasıydı. Yavaşta olsa çalışmalar başlamıştı parası olan veriyor olmayanlar da tek tük çalışmalara iki günü kazma kürek çalışarak borcunu ödeyip borçtan kurtuluyorlardı. O günün Zabıta Amiri İbrahim uslu bu hususta bizlere bir hikâye anlatmıştı aynen sizlerle paylaşmak isterim. Tekke Mahallesinde oturan Macur murat isminde bir şahıs vardı bu çalışmaları Başkan başlattığı sıralarda halkın kalabalık olduğu bir kahvede bağırarak ”  Ben belediyeye parada vermem? Çalışmaya da katılmam? “diyerek konuşması Başkanın da kulağına gitmişti. Veziroğlu  “bu sözleri söyleyen şahsı bulun ve bana getirin “ diyerek talimat vermesi üzerine Muradı Belediyeye getirdim ve başkanın odasına beraberce girdik. Başkan macur Murat’a kahvede o sözleri söyleyip söylemediğini sordu, oda kanunsuz bir iş olduğunu söyler söylemez Ali bey çok sinirlendi ve “Halkın hastalıktan kırıldığını, bu hastalığın ancak bu yollarla önüne geçilebileceğini” söyleyip ani bir hareketle Murat’ın suratına iki Osmanlı tokadı atması bir oldu. Murat dondu kaldı, böyle bir tokat geleceğini beklemiyordu. Cebinden çıkardığı iki günlük yevmiye parasını masaya bırakıp hiçbir şey söylemeden çıkıp gitmişti. Bu olay Dinarda çabuk duyuldu, para getirmeyenler, çalışmamak için mazeret üretenler de hizaya gelmişlerdi. Sıkı çalışmalar sonucunda menderes yatağı kenarlarına ihata duvarları çekilip taşkın suların bataklığa geçmesi önlendi. Bataklık taş ve toprak yığınlarıyla dolgu yapılarak kurutulma çalışmaları da aylarca sürdü ve bataklık olan yerler çoğunlukla kurutulmuş sivrisinekten bir nebzede olsa arındırılmış oldu.

Menderes nehrinin taşkın sularından kaynaklanan bataklık kurutma çalışmaları başarıyla yürütülürken diğer taraftan sıtma ile mücadelede” Sıtma savaş kurumunun” İlçeye gelmesi ve DDT isimli haşere ilacının bataklık, sazlık şehir merkezinde ise hayvan barınakları, ahırlar, su birikintilerinin hatta bazı evlerin DDT ile ilaçlanması sonucu Dinar sıtma hastalığından 1950 yıllarında tamamen kurtulmuş oldu. Sıtma savaş dispanseri yıllarca Dinarda çalışmalarını sürdürmüş ve sıtmadan çok fazla zayiat vermeden hastalığın kökü kazınmıştı.  Dinar şehir merkezindeki Elektrik santrali, kanalizasyon, içme suyu, şu anda bile üzerinde yürüdüğümüz birçok cadde ve sokakların açılmasında büyük emeği olan unutulmaz hizmetlere imza atan Belediye Başkanı Ali Veziroğlu Dinarlılara uzun sıkıntılı yılları yaşatan SITMA Hastalığından da onun plan ve projeleriyle kurtulmuştur. Kendisini rahmetle anıyoruz.

SAYGILARIMLA.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.