EKMEKLER ÇÖP KONTEYNERİNE ATILACAĞINA KÖPEK YİYECEĞİ OLARAK KULLANILSIN

  • 08 Ekim 2018
  • 465 kez görüntülendi.
EKMEKLER ÇÖP KONTEYNERİNE ATILACAĞINA KÖPEK YİYECEĞİ OLARAK KULLANILSIN

EKMEKLER ÇÖP KONTEYNERİNE ATILACAĞINA KÖPEK YİYECEĞİ OLARAK KULLANILSIN

                                                                

               İkinci dünya savaşının sonlarına doğru Dinarda, başta ekmek olmak üzere şeker, gazyağı gibi temel maddelerin sıkıntısını yaşamış bir kişi olarak her gün sofralarımızda üç öğün önümüze gelen bu nimetin kıymetini maalesef bilemiyoruz. Sokak ve caddelerdeki çöp konteynerlerin önlerine veyahut   dışına torbalara bağlanıp atılmış ekmekleri gördükçe içim sızlıyor. Çok  dikkatlice bakarsanız bazıları dilimlenmeden bütün olarak fırından alındığı gibi bölünmeden  israf edildiğini görürsünüz. 

 Savaşın sona ermesine rağmen Dinarda geceleri karartma ve ekmek sıkıntısı çekerek o acılı günleri yaşadık. O yıllarda çoğunluk gazyağlı ,camdan bacası olan lamba ile aydınlanır  fakat , pencerelerin  perdeleri dışarıdan lambanın ışığı görülmeyecek  bir şekilde  battaniye veya kalın örtüler ile kapatılır havadan geçecek bir uçaktan görünmesi engellenmiş olurdu. Sokaklarda, ana caddelerde ışık, lamba yakılmaz gece ışık veren her şey kesin kapatılır ve bunun adına da  “karartma “ Denirdi. O yıllarda bu şimdi çöp konteynerlerine atılan EKMEK paranda olsa fırından alamazdın, her aileye nüfusuna göre ekmek karnesi verilir karne olmadan da fırından ekmeği almak mümkün olmazdı.

                 O günlerde Dinarda bir tek fırın vardı. Şimdiki ılıca caddesi üzerinde Mobilyacı Yılmaz Yiğit   dükkanının tam karşısında Hasan Bilengil’in  ustalığını yaptığı fırında ekmek çıkar  vatandaşlara daha evvelce verilmiş olan karnelerle   birlikte para vererek ekmek yalnız  buradan temin edilirdi.Derler ya yasaklanan ,bulunması zor olan her şey çok aranır  diye ekmekte zor temin edildiği için her evde kıtlık olur ekmek sıkıntısı çekilirdi. Özellikle çocuklar bir dilim ekmek için gözyaşı  döktüğünü çok görürdük. Çocuklar katık falan istemezlerdi, evden aldığı birkaç dilim ekmeği katıksız sokakta hem oyun oynar hem de iştahla ekmeği yerlerdi. O Ekmek sıkıntısını yaşamış olanların bırakın para verip aldığı nimetin  bütününü, bir lokmasını bile israf edeceğini, sokağa atacağını tahmin etmiyorum, tabi O günleri gören  sağ olanlar kaldıysa.

                     Yapmış olduğum araştırmaya göre  Türkiye genelinde 300 gram  üzerinden günlük olarak  85 milyon ekmek üretildiği ve günlük tüketimin ise 79 milyon çıvarında,yaklaşık 6 milyon ekmek çöpe gidiyor.Bu rakamlar resmi ,resmi olamayanlarla on milyonun üzerinde ekmek israf ediliyor demektir. Dünyanın en büyük nimeti olan ekmekleri israf etmesek Ülkenin dış ülkelerden buğday ithal etmesine de gerek kalmayacaktır. Bazı ülkelerde insanlar açlıktan ölüyorken bizler Ekmeği israf ediyoruz.İsrafın önlenmesi için ihtiyaçtan fazla ekmek almamaya özen gösterilmelidir. Bütün uyarılara rağmen cadde  ve sokaklara,konteynerlere bırakılan ekmeklerin israf olmaması için Yine Belediyemize görev düşüyor Zabıta ve Veteriner ortak çalışmasıyla iki işi birden yapmış olacaklardır.Çöp konteynerlerinin yanına konulacak” Ekmek toplama kutuları” bu işi halledecektir. Bu kutulara atılacak ekmekler haftanın belli günlerinde bir araç tahsis edilerek toplanacak ve o toplanan ekmeklerde başı boş gezen ve şehrin her tarafını sarmış olan  hem de  uyuz hastalıklı devamlı yollarda kaşınan  köpeklerin itlaf edilmeden bir   barınakta toplanarak  köpek yiyeceği olarak değerlendirilecektir.Bu işler için kararlar almaya,fazladan masraf etmeye de gerek yok .Biliyorum ki Belediye zabıtası başta olmak üzere köpeklerden çok fazla şikayet  alıyordur.İki görevli  ekmekleri toplayarak kasapların attıkları yenecek artıklar ve kemikleri de kaynatıp bayat ekmekleri köpek yiyeceği haline getirebilirler.Deneyin pişman olmazsınız ,hem şehrin bütün cadde ve  sokaklarını sarmış  olan uyuz köpek şikayetlerinden kurtulmuş olacaksınız hem  de yüzlerce ekmeğin israf edilmesinin önüne geçip değerlendirilmesine vesile olacaksınız.Aslında bu işler Belediyenin asri görevleridir.

          Sayın birim amirleri; Belediye Başkanları her konuyu bilmek, görmek ve  uygulamak  durumunda olmaya bilir sizi ilgilendiren ve halkın yararına olan konuları birim amirleri olarak sizler üretir, hazırlar Başkanlığa ama yazılı ama sözlü bilgi vermeniz yeterlidir.  Başkan bu ürettiğiniz hizmet  için sizi taktir edecektir. Her hizmeti Belediye başkanından gelsin diye beklememek gerekir, birim amirleri olarak siz  vatandaş lehine olan hizmeti planlayıp yürürlüğe koymalısınız veya size bizim gibi kişilerin önerdiği iyi, doğru , vatandaş lehine önerileri dikkate almak planlayıp üzerinde değişiklikler yaparak ya Başkanlık   makamına veya doğrudan doğruya işleme koymanız biriminizde üretken bir amir olduğunuzu gösterir. Başıboş ve hastalıklı köpekler her gecen gün sokak, cadde ve meydanları işgal etmeye başladı.Başkan ile bu konuyu görüştüğümde bana “köpeklerle alakalı bazı tedbirleri aldığımızda Hayvan severler karşı çıkarak bizi mahkemeye  bile verdiler“ Dedi.O zaman yapılacak iş yukarıda özetlediğimiz gibi köpekler için bir yer tahsis edilerek orada koruma altına alınmaları sağlanmalıdır.Hayvan sevenler bu önerimize de karşı çıkacak  değiller ya.  Köpeklerle alakalı bu önerdiğimiz çok şehirlerde yapılmaktadır. Sabahın erken saatinde okullara ve Camilere gidenler köpeklerden  daha çok şikâyetçiler çünkü o saatlerde bu hayvanlar topluca geziyorlar ve her an  her şeye saldırıyorlar. Büyük bir olay yaşanmadan tedbirlerin alınmasında fayda var sanırım.

 SAYGILARIMLA

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.