İŞTE BİZ BUYUZ

  • 31 Ocak 2018
  • 618 kez görüntülendi.
İŞTE BİZ BUYUZ

İŞTE BİZ BUYUZ

                       Yaklaşık kırk yıldan beri Doğu ve Güneydoğu da PKK pisliğiyle uğraştık.Ne zaman  refaha cıksak bu kesimlerde hain saldırılarla karşı karşıya kalıyoruz.  Her zaman hain tuzaklara maruz kalan vatan evlatları,Mehmetçikler şehit ediliyorlar,çocuklarımız  babasız,genç kızlarımız dul, analar-babalar  evlatsız ,yuvalara ateşler düşüyor. Milletimiz kendi vatan toprağında huzursuz,diken üstünde  birlik ve beraberliğimiz maalesef sekteye uğruyor,bu ne oldukları belli olmayan bebek katilleri , çapulcu olarak adlandırdığımız hainler yüzünden. Ama bizler ;  vatanını korumayı, bağımsızlığını sürdürmeyi kanıyla canıyla ödemiş, parmakla gösterilen ülkelerden biriyiz.  Daha hala ülkemizi korumak bağımsızlığımızı   koruyarak özgürce yaşamak için bedel ödemeye sivil, polis ve asker  şehitler vermeye devam ediyoruz

                        İçimizde hainler,kendi çıkarları için her türlü dalavereli oyunları  oynamaya çalışan  gözü dönmüş iç ve dış  düşmanlarımız olduğu müddetçe de devam edeceğe benziyor.

                         Vatan demek, bir ulusun evi, yurdu demektir. Bir ev, nasıl bir aileyi kucaklar, onu sıcaktan soğuktan korur, iyi ve kötü günlerine sırdaşlık yapar ve onu geleceğe taşırsa, aynı şekilde vatan da bir milleti kucaklar, korur, besler, barındırır ve onu geleceğe taşır.

Milletin anlamı ise: aynı topraklar üzerinde yaşayan, birbirlerine ortak ilkeler ve değerlerle bağlı olan insan topluluklarıdır.

Vatan ve millet birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Vatanın işgal altında olması, onun üzerinde yaşayan insanlar için en üzücü durumdur. Çünkü işgal altında olmak, millet için dağılma ve yok olma tehlikesidir.

Göz yaşlarının dinmediği, acıların kol gezdiği bir bölgede vatandaşlarımızın  güven içinde olduğunu bilmek çok önemli. Bu güvenliği sağlamak içinde hem vatan hem millet olarak  bazı adımları dikkatli   atmamız zorunlu. Bu zorunluluğu çevremizdeki ülkelerde yaşanan olaylardan rahatlıkla görebiliyoruz.     Özellikle sınır komşularımız Irak ve Suriye de yaşananlar  bu  gün ülkemizi sınır ötesi  operasyonların  düzenlenmesini zorlamaktadır.  Bu  ülkelerdeki terör yuvaları ülkemizin  güvenliğini tehlikeye sokup huzurumuzu bozmaya çalıştıkları ,bunları engellemeye çalışan güvenlik kuvvetlerimize ,masum sivil   vatandaşlara haince yaklaşıp  şehit edip kaçan bu çapulculara bir ders vermenin zamanı gelmişti. Artık sabır ve teamül edecek durumumuz kalmamış, bıçak kemiğe dayanmıştır.

                         Sınırımızda yuvalanan terör örgütü YPG’ ye Amerika’nın tır’lar la silah sevkiyatından sonra ABD’nin sınırımızda yeni bir ordu kurma açıklaması bardağı taşıran son damla oldu. Bölgeyi terör belasından temizlemek için harekete geçme zamanı gelmişti. “ Zeytin Dalı “   Adıyla  başlayan  operasyon Milletin beklediği bir hareketdi. Uçaklarımızın vurmaya başladığı hainlerin inlerindeki    sakladıkları silahlarıyla birlikte tam isabet aldıklarını duymak millet olarak yüreğimizi ferahlattı. Kara ordumuzun tanklarla birlikte Afrin’e doğru yola çıktıklarında ellerinde Türk bayrakları ile karşılayıp tezahüratta bulunan yol güzergâhlarındaki insanların sevinç gösterileri televizyonlarda haber olarak geçiyorken gözlerimizi yaşarttı. Sınır boyundaki bazı köylüler kurbanlar keserek kanını Mehmetçiğin alnına çaldılar ve  dualarla uğurladılar.  Hataylı kadınlar Mehmetçiğe sarmalar, dolmalar , börekleri  yaparak hareket alanına ulaştırdılar.

                        Bu gün Türkiye’nin kendi güvenliğini korumak için gerçekleştirdiği “ ZEYTİN DALI”   isimli operasyonu eleştirmeye, başka yönlere çekmeye çalışarak mide bulandırmaya kimsenin hakkı yoktur.  Bizim komşu ülkelerimizin topraklarında da gözümüz yoktur.  Oralarda yaşayan insanlarla da  hiçbir     problemimiz de yoktur. “ Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” Bu gün Devletimiz bu sözün anlamını bütün dünyaya en açık şekliyle gösterirken, bir vatansever olarak bizlere düşende bu doğru adımın arkasında durmaktır.Türk halkının yapılan hareketi sevinçle canı gönülden desteklediğini görmekteyiz,  kahraman askerlerimizi dualarla, ellerinde bayraklarla karşılayıp uğurlayanları görmek göğsümüzü bir kez daha kabarttı.  Siyasetin içerisindeki  dargınlıklar birden ortadan kayboldu, aylardan beri görmeyi arzu edipte göremediğimiz Sayın Başbakan  Yıldırım ile Muhalefet   Genel Başkanı Kılınçdaroğlu’nun    birlikte basın toplantısı düzenleyip birlik   ve  beraberlik içerisinde olduklarını , yapılan Afrin hareketini destekleyip kucaklaşmalarını görmek  vatanını ve Milletini seven her kesimi çok memnun ettiğini açık  bir şekilde söylemek isterim.

                      Her ne kadar birbirimizden farklı düşünsek de , ayrı ayrı partilerden olsak da, farklı bakış açılarımız olsa da,”A” partisini destekleyip,” B” partisinin politikalarını beğenmesek  de söz konusu vatan olunca biz millet olarak dargınlıkları unutur birbirimizi böyle kucaklar, tek vücut halinde “İŞTE  BİZ  BUYUZ “ deriz. Gün birlik olma günüdür ve  Türk İnkılâbının temel ilkelerinden biri olan Millî birlik ve beraberlik”  ilkesi içinde hareket etmemiz gerekmektedir.   Bu hareket başlar başlamaz ülkemizin her bir köşesinde genci, yaşlısı askerlik şubelerinin önünde  askere alınmaları için sıraya  girmiş adeta yalvarıyorlar, “Bizi de cepheye gönderin, askere alın” diye. Türk milletinin kahraman evlatları    vatanı için seve seve canını her an vermeye hazırlar. Çünkü özünde iman , Allah sevgisi olan  bu aziz ve necip insanlarımızın böyle hareket etmeleri kadar doğal bir şey yoktur.Sınıra yuvalanmış  olan kalleş ve hain teröristler saklandıkları    inlerinde imha edilerek  temizlendikten sonra ,Kahraman Türk milletinin göz  bebeği askerlerimiz Allahın izniyle  bu hareketten alnının akı ve zaferle sağ salim  kışlasına dönecektir.     Dualarımız Mehmetçik içindir.

Saygılarımla.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.