ŞEHİRLİ OLMAK-2

  • 22 Temmuz 2016
  • 652 kez görüntülendi.
ŞEHİRLİ OLMAK-2

ŞEHİRLİ OLMAK-2

(Şehirli Olmanın ilk yolu; Temizlik)

 

Yerel yönetimden hâlâ fabrika beklentisi içinde olan, yapılan bazı belediye hizmetlerini sırf bu yüzden eleştirenleri haklı ve doğru bulmayız. Bu kafayı değiştirmelerini tavsiye ederiz. Ancak şehirde yaşayan insanların,  belediyeden şehirli gibi yaşamak adına bazı taleplerde bulunmasını, bazı hizmetlerini eleştirmesini hem normal, doğal karşılarız. Nitekim son günlerde bazı hemşerilerimizin belediyemizin temizlik hizmetleri konusundaki eleştirilerine, gözlemlerimize dayanarak bizler de hak veriyoruz Elbette bir şehirde, bir kette aranan en önemli özellik öncelikle temizliktir ve bu dünyanın her yerinde böyledir. O yüzden yerel yönetimler şehrin temizliği konusunda titiz olmak zorundadırlar.

            Belediyemiz ve temizlik birimlerinin tüm çabasına rağmen temizlik konusunda zaman zaman sıkıntıların yaşandığını kabul etmek durumundayız. Bunda Belediyemizin imkânlarının yeterli olmaması, Dinar’ın 24.700 olan nüfusuna göre şehrin oturduğu hizmet alanın çok geniş olması gibi sebepler etkili olmakla birlikte; bir Dinarlı olarak, Dinar’ın bir şehir olduğunu düşünerek, vatandaşın talebinin haklılığından hareketle; belediyemizin temizlik konusunda daha titiz çalışması gerektiğini düşünmekteyiz.

Bu konuda asıl beklentimiz Dinarlı hemşerilerimizdendir. Bir Dinarlı olarak halkımıza bir çağrıda bulunmak ve asıl konunun önemine vurgu yapmak istiyorum. Temizlik konusunda belediyemizin eksiği olabilir, yeterli planlama yapamamış olabilir. Peki, bu şirin kentin insanları olarak bizim hiç mi eksiğimiz, günahımız, kusurumuz yok. Bizler şehirli yaşam tarzını özümsemiş gibi mi davranıyoruz. Bizler şehirde yaşamanın, şehirli olmanın ciddiyeti ve sorumluluğuyla mı hareket ediyoruz. Lütfen bakın, ağaç yaprakları dışında sokaklarda, yol kenarlarında, arklarda, su kanallarında, Menderes Nehri’nde, çöp konteynırlarının etrafında bizleri rahatsız eden ne görüyorsak hepsi insan eliyle atılmış şeylerdir. Yani Dinar’ın kirliliğinin müsebbibi biz Dinarlılar değil miyiz?

            Temizlik bir kültür işi, eğitim işi, alışkanlık işidir. Dinar’da bu konuda çok ciddi bir sıkıntı vardır. Genelde köy kökenliyiz. Eski alışkanlıklarımızı kolay kolay bırakamıyoruz. Elimize geçeni yere atıyoruz, sonra da “ne olacak yere atınca, kıyamet kopmaz ya” diye düşünüyoruz.

Ayrıca ne yazık ki Dinar’da şehirli kültürü yozlaşmış durumda. Şehirde yaşamanın vecibelerini bilmiyoruz. Çocuklarımıza da bu kültürü, bu eğitimi verememişiz. Ben bu yüzden ısrarla Dinarlının ilk hayali, düşü “şehirli olmak” olmalıdır diyorum. Sokaklara bir bakın, gürül gürül akan Menderes Nehri’nin hali içler acısı. İçinde çöp adına ne ararsan var. Yapılanın doğru olmadığını bile bile bu kötü manzarayı bizler yaratıyoruz. Belediyenin temizlik ekipleri yirmi dört saat çalışsa bile bu kafayla, bu anlayışla, bu vurdumduymazlıkla Dinar pislikten kurtulamaz.

            Mahalle ve sokak aralarındaki çöp konteynırlarının çevresine bir bakalım. Konteynır boş olduğu halde, yere atılmış çöp poşetlerine anlam vermek zor. İnşaat molozlarıyla doldurulmuş çöp Konteynırları…. Çöp konteynırlarının etrafında savrulan, kedi ve köpekler tarafından parçalanmış ekmek poşetleri.  Bu durum, Dinar adına şaşırılacak bir manzaradır. “Belediye görevini yapmıyor” deyip işin içinden çıkmak kolaydır. Lütfen bu konuda kendimizi bir sorgulayalım. Dinar bu görüntülere layık mı? Biz şehirli miyiz, şehirlilik kültürü bu mu?

            Dinar’ın kasaba değil, geçmiş dönemlerde olduğu gibi adından övgüyle bahsedilen, cazibe merkezi olan bir şehir olmasını istiyorsak. Şehirli gibi yaşamaya karar vermek ve öyle davranmak zorundayız. Bu yüzden düşümüz, hayalimiz “şehirli olmak” olmalı… Şehirli olmanın ilk ayağının da temizlik olduğu unutulmamalıdır. Aksi halde kasaba kalmaya mahkûm oluruz.

 Elbirliği ile yeniden “Altın Şehir Dinar” olma dileklerimle, hepinize saygılar sunarım. 20.7.2016

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Raif ÖZTÜRK Raif ÖZTÜRK dedi ki:

    Saygıdeğer Mustafa Bey, sizinle ay kuşağın çocuğuyuz.Ben de siz gibi 1952 doğumluyum. Dinar’ın bir dönemini özleyenlerden. Ancak, zamanın bütün imkansızlıklarından “Altın Şehir Dinar” ı yaratanların çocukları, yeniden ve daha yaşanabilir, daha güzel bir kenti yaratabilirler. Yolu belli, siz bir kaçını sıralamışsınız..Ne iyi de etmişsiniz. Ben hep söylerim, Dinar’ı içinde yaşayanlar değil, dışarıdan izleyen Dinarlılar daha iyi değerlendiriyorlar. Arı, duru, berrak ve Dinar adına fevkalade önemli olan görüş ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim. İnşallah bu düş ve hayallerimiz bir gün gerçekleşir. Saygılarımla…

  2. Mustafa TURHAN dedi ki:

    Sayın Raif Bey
    Yazılarınızı dikkatli bir şekilde okuyorum. Ancak ana teması “ Şehirli olmak ve Dinar ın Dinarlıların bir hayali olmalı”.Yazılarınız çok etkiledi beni. Sizde biliyorsunuz ki kalkınmanın, gelişmenin ve bu konudaki arzulu olmanın yolu daima “Milli Ruh ” oluşturulması ile başlar. Bu nedenle Dinar için Milli Ruh oluşturacak bu yazılarınızın Özellikle son dört yazınızın çoğaltılarak her dinarlının evlerine girmesini ne çok isterdim. 1952 doğumluyum. Eğitim hayatım Babamın memuriyeti nedeniyle maalesef Dinar dışında geçti. Her ne kadar ilçemiz dışında yaşasam da Kalbim; Her Dinarlı gibi Her zaman Güzel, Şirin, temiz, Modern ve kendine has kültürü ile tarihi ile Dinar için atıyor. İşte benim Güzel Dinarım için Hayallerim;
    – Güzel ve Modern bir Kütüphane ( Şehrin en güzel Binası )
    – Tarihi hissettiren binası ile modern bir müze ( Şehrin ikinci Binası )
    – Tüm hizmetlerin bir merkezden yürütüleceği, Önünde her türlü kutlama, konuşmaların yapılabileceği Alana sahip Modern bir Büyük Şehir Belediye Başkanlığı Binası ( Şehrin Üçüncü Büyük Binası )
    – Sokak kenarlarında akan arıkların işlevsel olarak kullanılması şehrin simgesi olarak tüm nesillerce sürdürülmesi
    – Dinar Şehitlerinin tamamının Su çıkan da bulunan mezarlıkta tek bir yerde toplanması ve tamamının mezarlarının standart ve çok bakımlı olması ( Zor olduğunu biliyorum ama olabilir )
    – Yerleşim yerinin ova değil Şu anda bulunduğu yerde ve incirli bölgesinde kalması
    – Küçük esnafın yaşayabilmesi ve mesleklerinin yaşatılabilmesi için Her türlü AVM nin Şehir içinde olmaması
    – Tarihi özelliği bulunan binaların bakımlarının yapılarak bir plaket ile tarih kronolojik akışının yazılarak halka ve şehir dışından gelenlere bilgi verilmesi
    – Şehir içinde mutlaka Trafik lambalarının konulması
    – Daha da uzatabilirim ancak Sizin ve Bizim İçin önemli olan zamanınızı almak istemiyorum. Küçük bir yazıyı ekleyerek Hayallerimizin gerçek olacağı günleri görmek dileğiyle Saygılar sunuyorum.
    Mustafa TURHAN Antalya
    musdafaturhan@gmail.com
    MİLLİ RUH
    Ülke Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal yönetiminde: Türkiye’ye Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemişler. Ve sonuç olarak şunu söylemişler sizde Milli Ruh yok. Bunun üzerine Turgut Özal’ın nasıl yok diye sorusuna şöyle bir yanıt vermişlerdir; Biz ülkemizde okula başlayacak olan çocuklarımıza Milli Ruh şoklaması yaparız. Önce onları toplu halde hızlı trenlerimize bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi dolayısıyla ülkemizin gücünü gösteririz. Sonrada bu yavrularımızı alıp Hiroşima ve Nagasaki’ye götürür orada atom bombası atılan ve yıllardır ot bile bitmeyen alanları gösterip deriz’ki; Eğer siz çalışmaz bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip çıkmayıp çalışmazsanız sonunuz böyle olur. Bizim bürokratlarımızdan biri atılır ama bizim Hiroşima’mız yok’ki ..Japon uzmandan tokat gibi cevap gelir .. SİZİN BİR ÇANAKKALENİZ BİLE 10 HİROŞİMA VE NAGAZAKİ EDER. Bu algıda kim bu darbe girişiminden nemalanacaksa kim nemalanmaya çalışmışsa asla başarılı olamayacak. Vatanımın ve ülkemin bu başına gelenleri asla tasvip etmiyorum. Ben ülkemizin ve milletimizin; ne Amerikan oyunlarına, ne İsrail oyunlarına, ne tarikatçılara, ne paralel yapılara, ne feto’ culara, ne yönetim şekillerine, ne yönetim içinde halka karşı olan oyunlara, ne cemaat oyunlarına, ne terör örgütlerine nede İngiliz Fransız Rusya oyunlarına gelmeyeceğini çok iyi biliyorum. Bu ülkeyi halk kurdu halk devam ettirecektir. Milli ruha sahip çıkacak Halktır ve Halkımızın sağduyulu olması en büyük temennimdir…

BİR YORUM YAZ

Kişi Doğrulama Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.